Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim.
Her yıl bir konak; her ay bir fersah; her gün bir mil ve her nefes bir adım gibidir; insan ise sürekli yürüyüp ilerler. Bazısının önünde bir fersahı kalmıştır; bazısının daha az, bazısının daha fazla… Fakat insan daima bu konakta yaşayacakmış gibi dertsiz tasasız oturur.