Ben seferberlikte, şu yandaki tepelerde 1300 kişi ile harbe girdim. Bir saatın içinde 300 kişi kaldık. Eğer ecel yetmezse, değirmende bile öğütseler insan gene ölmez. Yok, ecel gelirse, demir sandıkta gizlensen, gene gelir seni bulur ölüm.
"Sizin," diyorsun, "bilmediğiniz bir gerçek var," sözcükler ağzından zayıf, kuru, sayıklar gibi, fısıltıyla dökülüyor yine de fısıltı odayı dolduruyor, "insan bir hiç değildir.”
Şu ana kadar burada çektiğin acılarla kıyaslanamayacak bir acıyı, öteki organların duyamayacağı çok farklı bir acıyı, ancak kalp diyebileceğin bir organda duyulabilecek bir acıyı bu görüntü karşısında duyuyorsun.