Yüzündeki ekşi ifadeyi bozmadan acı acı gülümsedi: “akıyor,doğru” dedi. “Zaman bana da bir nehir gibi geliyor. O nehirde yüzüyorum. Sular akıyor ama hangi damla arkamda, hangisi önümde; nehir mi daha hızlı akıyor,ben mi; su önüme mi geçiyor, arkamda mı kalıyor anlayamıyorum. Gerçek olan tek şey sonsuz bir akış.” “Ama ömür diye bir süre var.Sınırlı bir süre.” “O da görece!” diye cevap verdi.