İlber hoca çok iyi bir öğretmen, tarihçi bu kitabı benim kafamdaki düşüncelerin çoğunluğu olmasa dahi, bir kısmını soru işaretinden kurtardı. Sanki kendisi ile yüz yüze konuşuyor, istişare ediyormuşum gibi hissettim. Bize sadece geleceğimizi nasıl kuracağımız dan bahsetmiyor, o bu kitap da belki daha önce adını dahi duymadığımız eser, yazar, tarihçilerdende bahsediyor. Bu kitabı okuduğum süreçte her yeni bir isim duyduğum an durup o kişiyi araştırdım ve sonunda şunu farkettim. Bizim ülkede o kadar iyi yetenekli felsefeci, tarihçi varmış sadece bizim ülkede de değil, dünya da, eski zamanda da varmış ama o kadar yetenekli insanlar var iken neden okulda bize bundan bahsetmiyorlar hep aklımda kaldı bir. Öğretmen sadece müfredattaki dersleri anlatmaması gerek bence, İlber hocanın da bunla alakalı bir videosunu görmüştüm "herkes coğrafyayı, tarihi, felsefeyi öğrenmesi lazım bunları bilmeden hiç bir toplum gelişmez" bence çok haklı. Neden o kadar gelişmememizi anladım, çünkü biz sadece müfredattaki şeyleri öğreniyoruz ama hiç şuan üstünde yaşadığımız ülkenin tarihini, toprağını, dağını, akarsuyunu, gölünü öğrenmiyoruz bakın öğrenmiyoruz, diyorum çünkü biz sadece ezberliyoruz sınavda işimiz bitince unutuyoruz. İşte hep unutan bir millet olduğumuz için ne geleceğimizi kurabiliyoruz, ne de hayal ettiğimiz hayatı yaşayabiliyoruz.