boşalmalı/
Aşk aşk bir şehir harabesi daha kazandın
Kurşun kanatları gergin
Fosforlu mermiler yine taze
Yıldırımlanmış boğalar
Havanın katı gövdesini kırarak
Yararak hayat dolu sevdanın karnını
Pilot ağzı zehirli bir dil
Kentelenmiş çeneler arasından
Gözler ovaya başını çıkaran insanları
Haydi aşk aşk
De ki dağları delerim senin için
Yıldızlar yakarışlar açık kartlar
Ve haydi hoşçakal
Cahit Zarifoğlu
Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnımı koydum
Sanki bir yeraltı nehr çağlıyordu
Gözlerim yollarda bekler dururum
Nerde kardeşlerin diyordu bir ses
İlk Kıblesi benim ulu Nebi’nin
Unuttu mu bunu acaba herkes
Burak dolanırdı yörelerimde
Miraca yol veren hız üssü idim
Kutsallığım belli şehir ismimden
Her yana nur saçan bir kürsü idim
Hani o günler ki binlerce mü’min
Tek yürek halinde bana koşardı
Hemşehrim nebiler hatırı için
Cevaba erişen dualar vardı
Şimdi kimsecikler varmaz yanıma
Mü’minden yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgarlar silemez gözyaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım
Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Götür Müslümana selâm diyordu
Dayanamıyorum bu ayrılığa
Kucaklasın beni İslam diyordu.
Akif İnan
Bu akl u fikr ile Mevlâ bulunmaz
Bu ne yâredir ki merhem bulunmaz.
Kamunun derdine derman bulunur
Şu benim derdime derman bulunmaz.
Deryalar içinde susuz gezerim
Beni kandıracak umman bulunmaz.
Aşkın pazarında canlar satılır
Satarım canımı alan bulunmaz.
Yusuf’um yitirdim Ken’an ilinde
Yusuf’um bulunur Ken’an bulunmaz.
Yunus öldü diye salâ verirler
Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez.
Yunus Emre