Tam doğru kelimelerle anlatabilir miyim bilmiyorum ama sapkın bir yaşam felsefesini övüyor bu kadın. Bencilliği överken hem taraf tutup hem de objektivizmin kurucusu olduğunu tüm entelektüel camiaya dayatıyor. Gerçek hayatta tarikatı var zaten. Yazarla çelişkiler içeren ama bir o kadarda kendini yansıtan bir kitap. Roman olarak yüzeysel bakarsak akıcı bir dedikodu kitabı. Sosyal çevrede zorbalamayı öğreten inceliklerle dolu bir kitap. Bu kitabı okuyarak iş yerinizde rakiplerinizi kaliteli bir duruşla nasıl alt edip zorbalayabileceğiniz tüm detaylarıyla anlatılıyor. İki tane kıssadan hisse karakteri var. Onlarda kendilerini belli mantık çerçevesinde normalleştiyor. Yani genel olarak abartıldığını düşüyorum ama kurguya puanım dokuz. Sanata da göz kırpmış sanat sanat için midir toplum için midir? Mimarları sağlam gönüllemiş işçi sınıfını ezip burjuvalara kol kanat germiş. Kapital savunucusu Rus asıllı Amerikan vatandaşı soldan yemiş sağcı.
İnsan hayret ediyor dünyanın ekseni kaymasına rağmen bir zerre bile değişmemesine. İnancın satıcısı sandığınızdan az alıcısı ise tahmin ettiğimizden çoktur.
Kitabı okurken benim de ağlama hakkımı elimden aldılar. Vahşet bizim ülkemiz için zaten yabancı değil ama sistematik duyarsızlaşmayı nasıl başardıklarını derinden anladım ve üzerimde ağırlığını hissettim.
Kişisel gelişim adına yazılmış ancak, bakış açısına göre yönelimlerin değişebileceği ve herkeste aynı etkiyi bırakamayacak kitap. sindirilerek okunması ve doğru anlamlandırmak gerek.