Eric’in ona söyleyebileceği en korkunç sözlerdi bunlar, duymak hayatını bitirdiği için değil bitirmediği için. Uğruna kendi mutluluğunu ve bir başkasının mutluluğunu harcadığı sırrın başından beri önemsiz ve değersiz olduğunu anladı o an.
Küçük bir dalavereyle iki ayrı varoluşa sahip olabilir, hayatında ne yapacağına ya da nasıl bir insan olacağına dair o kaçınılmaz soruyu asla cevaplamak zorunda kalmayabilir. Bu düşünce öyle teselli ediyor ki Connell’ı birkaç saniyeliğine Marianne’den gözlerini kaçırıyor, bu inancı birazcık daha sürdürebilmeye çalışıyor.
Geçen yıl tarih öğretmeni Mr. Kerrigan onu derste camdan bakarken yakalamış, sınıftaki kimse Marianne’i savunmayınca öğretmenle bağırışmışlardı. Her sabah bir kostüm giyip tüm gün kocaman bir binada oradan oraya güdülürken, bir de gözlerini istediği yere hareket ettirememesi, göz hareketlerinin bile okul kurallarının yetki alanına girmesi resmen akıl almaz geliyordu Marianne’e.