Baktım ellerim siyah, başka bir aşktan geri kalan.
Karanlık bir tutuşma,
Yıkadım, geçmedi.
Bıraktım silmek için uğraşmayı, zaman geçti.
Demlendim.
Zaman geçti; eskidim, büyüdüm, çoğaldım.
Zaman geçti, anladım.
Aşkın renkleri varmış.
Seninle öğrendim.
Her dokunuşun bir rengi varmış aslında.
Sarıldım sana mesela, yemyeşil oldu sırtım, kollarıma bulaştı yeşilin her tonu.
Sonra ayrıldık.
Baktım soluyor yeşillerim...
Allah'tan buluştuk bir daha,
Öptün beni.
Baktım yanaklarım dudaklarım pespembe...
Sonra seviştik.
Kırmızı oldu bacaklarım, karnım, göğüslerim.
Sonra ayrıldık, sarıya çalındı hepsi...
Kucağıma uzandın, saçlarını okşadım.
Mavi bir koku kaldı ellerimde, kollarıma boynuma bulaştı.
Aynaya baktım sonra rengarenk bir bedene dönüşmüşüm.
Bazı renkler canlı, bazı renkler solmuş.
Sen dokundukça canlanan renkler ile yaşıyorum aşkı yeniden, senin bedenin ile...
Şimdi gözlerimi kapattığımda, herhangi bir masanın diğer tarafından bana bakan gözlerini düşlüyorum.
Aslında ihtiyacım olan tek şey bir yorganın altındaki nefesin!
Sen bilmiyorsun ama sıcacık bir turuncu üflüyorsun bana,
Her seferinde...
Hasretle!
Bahar