Soğuk suya yarı yerine kadar gömülerek kayan kayık değil, kendisiydi. Uçsuz bucaksız denizde, ıskarmozların gıcırtıları, küreklerin kalkıp kalkıp inişleriyle yüzen o idi. Kayığın omurgası onun göğsüydü, esnek dalgaları yara yara ilerleyen, suyun kaldırması ve dalgaların çarpmasıyla hafifçe sallanan o idi. Kayık kendisiydi.