'Kız çocuklarından biri öldüğü zaman babam her zamanki gibi yemeğini yer, anneme ayaklarını yıkatır, sonra yatmaya giderdi. Ölen çocuk erkekse babam annemi dövdükten sonra yemeğini yiyip gene yatağa yollanırdı. Ne olursa olsun, babam yemek yemeden yatmazdı. Bazen evde yiyecek hiçbir şey olmazdı ; hepimiz yatağa boş midelerle girerdik. Ama babam yemek yemediği hiç olmazdı.. '
'Oysa Adem, ey güzel yolcu, sen öyle misin? Hatırla yaratıldığını. Bu toprak bedene neler katılıp karıldığını, suyuna mizacına neler karıştırıldığını. Hani ruhun, hamurunun yoğrulmasına tanık tutulmuştu.'