"Her kasabada yüzlerce, bütün Türkiye'de yüz binlerce, milyonlarca işsiz, başarısız, umutsuz, hareketsiz, zavallı adam. Üstlerine başlarına çekidüzen verecek halleri, yağlı ve lekeli
ceketlerini düğmeleyecek iradeleri, ellerini kollarını kıpırdatacak enerjileri, bir hikâyeyi sonuna kadar dinleyecek dikkatleri, bir şakaya gülecek halleri yok kardeşlerimin."
"Zekâmdan değil, bir kişilik sahibi olmamdan korkuyorsunuz," dedi Kadife. "Şehrimizde erkekler kadınların zekâsından değil, başlarına buyruk olmalarından korkarlar çünkü."
"Birçok kadının böyle bir derdi yoktur; bir kez evlendiler mi kocalarını iyi ve kötü yanlarıyla uysalca kabul ederler, bulundukları duruma boyun eğer ya da ilk rastladıkları bir büyüye kapılıp giderler. "Kader böyle imiş! Aşk böyledir! Kadın zayıf bir mahluktur!" diyerek karşı koymayı imkânsız ve gereksiz sayarlar.i"