Başıma daha kötü şeylerin geldiği zamanlarda bile, bu deneyimleri hep boşa giden çabalar ya da ıstırap olarak değil, birer körükleyici, bir cevher olarak görür ve bir gün işe yarayacaklarını düşünürdüm. Şiir, ihtiyacım olduğu her an kendimi vereceğim bir şeymiş gibi gelirdi bana -kendini aklama olduğu kadar,bir acil çıkış kapısı, bir can simidiydi. Şimdi denizin içindeydim ve can simidim tıpki bir kurşun gibi dibe çöküyordu. Kendime acıyıp, ağlamamak için zor tutuyordum kendimi. Yüzüm, tıpkı bir heykelinki gibi kaskatı bir maskeye bürünmüştü. Saatlerce yürüdükten sonra vardığım yer cehennemdi.