"Kadını uzun uzun anlatacak hiçbir malumata sahip değilim. Otuzlu yaşlarında ve biraz yorgun. Ailesi o küçük bir çocuk ya da ergen bir kızken İstanbul'a göç etmiş olabilir, burada doğmuş olabilir, kendisine sorsanız hiç doğmamış da olabilir. Beden dili büyük şehrin tezgahında geçmediğini gösteriyor. Doğulu değil, Karadenizli değil, Egeli de değil. İç Anadolu'nun herhangi bir yerinden gelmişse benziyor, belki biraz daha doğudan. Evlenme çağındayken, iyi halli bir evlilik hayal edebilecek kadar eli ayağı düzgün. Ama işte burada ve bulaşık yıkıyor."
"sen ki sabah sıfır dört sularında fena mavi bir gülsün
yaşamak için en ideal mezarlıksın benazir
en olağanüstü hâl
kedilerin ölsün
şimdi bunca nitelikli yaralarımızla birlikte
bir hayat sürmek değil bu bizimkisi
bir hayat sürünmektir benazir
madem ki kalbimiz göğsümüzde dölek durmuyor
dölek durmuyor gözlerimiz senin karşında
çıkarabilirsin onları kafeslerinden
yapabilirsin bunu pekâlâ olmaz sana zerre kinim
sen allah büyük olduğu için güzelsin benazir
ben allah güzel olduğu için çirkinim"