Onu ayakta tutan kuvvet, sanki canı değil de nefretiydi.Hatta nerdeyse canı bedenini terk etse bile sadece nefreti onu belki de senelerce yaşatabilirdi.
Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni.
İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım, kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
O GECE / Hüseyin Nihal Atsız
O gece ne kadar güzeldi mehtap
Gönülden fışkıran nağmeler gibi.
Rûhumu yıkayan bir seldi mehtap
En tatlı ilk ve son bûseler gibi.
O gece, o müthiş deniz durgundu,
Ömründe susmayan rüzgâr yorgundu,
En kara gönüller aya vurgundu
Leylâ’yı içinde bulan er gibi.