Bir çocuk büyüklerinin kusurlarını ilk yakalayışında, küçük kafası, büyüklerin hiç de öyle tanrısal zekâları bulunmadığını, kararlarının her zaman akıllıca, düşündüklerinin her zaman gerçek olmadığını, her zaman dürüst davranmadıklarını anlayınca, dünyası yıkılır, paramparça olur. Tapılan tanrılar devrilir, bütün güvenlik yok olur. Ve tanrılar bir kez düştüler mi, tam düşerler. Ya paramparça olur ya da pisliğin içine gömülürler. Onları yeniden ayağa kaldırmak kolay bir iş değildir, zaten bir daha eskisi gibi de parıldamazlar. Çocuğun dünyası, bir daha eski bütünlüğünü kazanamaz artık. Acı veren bir büyümedir bu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Daha küçücük bir bebek olan Adam, cenaze şöleninin başlangıcında bir hayli ağladı. Çünkü yas tutanlar, bebek bakımından anlamadıkları için, onu beslemeyi unutmuşlardı. Cyrus, çabucak bir çözüm yolu buldu buna. Bir bez parçasını viskiye batırıp, emsin diye bebeğin ağzına verdi. Üç-dört emişten sonra, küçük Adam uykuya daldı. Yas şöleni süresince çocuk sık sık uyanıp ağladı, yakındı. Ama her seferinde viskili bez yeniden ağzına dayandı ve uyuttu onu. İki buçuk gün sarhoş kaldı bebek. Bu onun beyninin gelişmesini nasıl etkiledi bilinmez, ama bedenine yaradığı belliydi.