Bir gün bir kapı açılır, “olmaz” dediğin her şey bir anda mümkün olur.
Bir gün bir kapı açılır, vazgeçmeye en yaklaştığın anda, hayat yeniden başlar.
Bir gün bir kapı açılır ve çektiğin tüm acılar anlam kazanır, neden direndiğini anlarsın.
Yorulmuş olabilirsin, evet, ama bitmiş değilsin; içindeki güç, sandığından daha büyük.
Unutma, en karanlık an, sabaha en yakın olandır; ve o anı aşan, güneşi ilk gören olur.
Kendine inan, her adımın değeri var; yürüdüğün yol, seni tahmin bile edemeyeceğin bir yere taşıyacak.
Çünkü o kapı açılacak ve sen o anda sadece hazır değil, hak etmiş olacaksın.
(Bu kitabın en sevdigim kısmını sizler ile paylaşmak istedim)
SESSİZ GEMİ
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli
Günlerce siyah ufuka bakar gözleri nemli
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden
Kendi Gök KubbemizYahya Kemal Beyatlı · Yapı Kredi Yayınları · 20034,509 okunma
Kalbine yerleşen ve onunla sürekli konuşan kurbağası Adam ile birlikte hayatı öğrenmeye başlayan Zeze aşkı ve en önemlisi aşkın getirdiği zorlukları, acıları ve ayrılıkları ilk defa bu eserde tadar. Yeterince büyüdüğü ve artık delikanlılık çağına girdiği gün Adam, Zeze'nin kalbinden artık gitmek zorundadır. Bu ayrılık kahramanımız Zeze'yi yaralayan fakat bir adım daha olgunlaştıran acılardan biridir. Zeze artık bir delikanlıdır ve yola dostları ve sevdikleri olmadan devam zorundadır.
Yine okurken ağladığım bir kitap,bazen kendi yürek acılarınızı kitap okurken orda bulursunuz, yaşadığınız bir sahneyi tekrar yaşarsınız...
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,7bin okunma
Yaramazlıklarından ötürü sürekli ailesinden dayak yiyen Zeze, bir gün ablası Jandira ve abisi Totoca tarafından çok ağır bir şekilde dövülür, evden çıkamaz hâle gelir. Zeze o süreçte ölmeyi isteyecek kadar çok acı çekmiştir. İyileşip Portekizli ile buluştuğunda bu düşüncesini ona açar ama Portekizli onu bu düşünceden vazgeçirir.
Zeze bir gün okuldayken Portekizli'nin kaza yaptığı haberini alır ve kendini sokağa atar. Bu kaza haberi, Zeze'nin bütün yaşam sevincini yok eder. Portekizli Manuel ölmüştür. Bu arada, bahçedeki şeker portakalı fidanının yol yapım çalışması nedeniyle kesileceği söylentisi çıkar. Zeze, üst üste gelen bu acılara dayanamaz ve hasta olur. Kasabalılar bir türlü iyileşemeyen Zeze'yi ziyarete gelirler. Fakat o, yalnızca şeker portakalı fidanı ile konuşur. Zamanla Zeze iyileşir, babası da bir iş bulur. Ancak Zeze'nin çocukluğu ölmüştür, kalbi hiç iyileşmez...
Göz yaşlarınızı tutamayacağınız bir kitap.Ahh Zeze...Bu kitabı okurken muhakkak yanınızda peçete bulundurun...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma