ezgi yılmaz

ezgi yılmaz
@Meloran
Ardından geniş yatakta birlikte yatarlarken, "Arkadaşın mıyım?" diye sordu; başı omzunun üstünde, bacağı bacağının üstündeydi. "Şimdi ve sonsuza dek, Phaedra." "Yaşlı ve çirkin olduğumda da mı?" Saçını okşadı. "Ne dememi isterdin?" "Hakikati. Hakikati duymak istiyorum." Eğilerek alnını öptü. "Arkadaşlığımı öylesine vermem," dedi, "ve bu gençliğe ya da güzelliğe bağlı değildir. Eğer yaşlı ve çirkin olana kadar yaşarsak hala senin arkadaşın olacağım." İç çekti. "Korkuyorum, Helikaon. Yaşlanmaktan, öldürülmen­den ya da benden sıkılmandan, Phia'nın annesi gibi olmaktan kor­kuyorum. Uzun zaman önce bu hayatı seçtim, bana zenginlik ve koruma sağladı. Şimdiyse doğru seçimi yapıp yapmadığımı merak ediyorum. Sence bir çiftçiyle ya da balıkçıyla evlenip çocuk büyüt­seydim mutlu olur muydum?" "Buna cevap veremem. Her gün seçim yapıyoruz. Bazıları iyi, bazıları kötü. Ve eğer güçlüysek sonuçlarına katlanıyoruz. Dürüst olmam gerekirse, insanlar mutluluktan bahsettikleri zaman ne de­mek istiyorlar bilmiyorum. Neşe ve kahkaha dolu anlar, arkadaşlı­ğın tesellisi var, peki ama sürekli bir mutluluk? Eğer böyle bir şey varsa ben henüz keşfetmedim." "Belki de ancak aşık olduğunda oluyordur," dedi. "Hiç aşık oldun mu?" "Hayır," diye yalan söyledi. "Ben de," diye cevap verdi. Bu basit kelimeler kadının kalbine hançer gibi saplandı.
Reklam
"Deli değiliz. Ama dünyanın geri kalanı aksine inanırken kimi buna ikna edebiliriz ki? Bir imparatorluk kendi dünya görüşünün doğruluğuna ikna olduysa, aksini işaret eden tüm kanıtlar yok edilmelidir."
Sayfa 178
Zihnimizin sahip olduğu en büyük beceri belki de acıyla başa çıkmaktır. Klasik yaklaşım bize herkesin ihtiyacı doğrultusunda geçtiği dört kapı olduğunu öğretir. Birinci kapı uykudur. Uyku bize dünyadan ve onu dolduran tüm acıdan kaçabileceğimiz bir sığınak sağlar. Bir insan ağır yaralandığı zaman genellikle kendinden geçer. Aynı şekilde travmatik haberler alan birinin bayıldığı olur. Zihin ilk kapıdan işte böyle geçerek kendini acıdan korur. İkinci kapı unutmaktır. Bazı yaralar kısa zamanda kapanamayacak, hatta belki de asla iyileşemeyecek kadar derindir. Ayrıca bazı anılar o kadar azap vericidir ki onlara alışmak mümkün değildir. “Zaman tüm yaraları iyileştirir,” sözü yanlıştır. Zaman çoğu yarayı iyileştirir. Geri kalanlar bu kapının ardında saklıdır. Üçüncü kapı deliliktir. Bazen insanın aklı öyle bir darbe alır ki kendini delilikte saklar. Bu ilk bakışta faydalı gözükmese bile öyledir. Gerçekliğin acıdan başka bir şey getirmediği zamanlar vardır ve bu acılardan sakınmak için zihnin gerçekliği geride bırakması gerekebilir. Dördüncü kapı ölümdür. Son sığınak. Öldükten sonra bizi hiçbir şey incitemez. Ya da en azından bize öyle söylenir.
"Kendime acımaya vaktim olmadı. Yapılacak çok iş vardı."
"Onların mükemmel olduklarını düşünüyordum. O yüzden bana kötü davrandıklarında, davranışlarını hak ettiğimi varsaydım."
Reklam