Hep olduğun yerde sayılıp durmanın, yıllar geçse dahi senden hiçbir şeyin geçemediği bir durumdayken farklı bir durumla karşılaşınca bir tökezliyor, bir kuşku duyuyor insan. Sendeliyor. Yapamam sanıyor. Kendi konfor alanının dışına çıkmak korkunç ve ulaşılmaz geliyor. Kendini yalnızlığına öyle alıştırıyor ki insan tam tersi olmaya bir başlasa derhal bir kaçış yolu arıyor kendini tekrardan yalnızlaştırma yoluna götürmeye çabalıyor. Çünkü başka türlüsünü öğrenmemiş hiç. Tek bildiğine de sıkı sıkıya tutunmuş.
"Bazen keşke zamanı geriye alma fırsatım olsa diyorum, korku ve endişe hissediyorum. Her şey en başına dönsün de o sakin ve kimseyi düşünmek zorunda olmadığım o zamana döneyim istiyorum. Kolay değil hiçbir şey ve kolay değil kestirip atmak."
İnsanlar bir tek kendilerinin uyanık olduğunu veyahut her şeyin farkında olduğunu zannediyorlar fakat olay bunun tam tersidir. Çünkü bu dünyada çoğu insan olabildiğince uyanık fakat tam tersi davranma da birer profesyoneldirler. Ne demiş Mevlana "Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol." Kandırmak yalnızca kendinize yaptığınız bir saygısızlıktır.