“Çeviri bir tür sansür, zenginleştirme, yoksunlaştırma veya dönüştürme olabilir.
Aynı zamanda ruh hallerini, niyetleri ve ahlaki normları değiştirmeye yarayan bir araç da olabilir. Özgün metinle karşı karşıya kalan çevirmen yalnızca belli sözcükleri ve hatta paragrafları değil aynı zamanda belli sonuçları ve sonları da göz ardı etmeyi seçebilir.”
Victor Hugo ses ile sesin kaynağı arasındaki ilişkiyi anlamıştı. Nitekim “Les Contemplations” adlı şiir kitabında şu dizeleri yazmıştı:
“Korkunç kuyudan bir söz dökülebilir
Sorma o nedir diye. Ağız uçurumsa eser,
Ey tanrım, ses ne olabilir o zaman?”
“ Dönüşümlerden ıstırap verici diye bahsediyoruz ama aynı zamanda safha safha dönüştürücü deneyimlerden de keyif alıyoruz. Aynada tanımayacağımız bir yüz görmekten korkuyoruz ama bazen deneyimle gelen olgunluğa ve bilgeliğe hayran kalıyoruz.”