Kuyuya talip olunmadan, Mısır’a sultan olunmaz.
Selam
Böyle bir girizgah yapmamın nedeni ünlü yazar ve entelektüel Alberto Manguel’in “çeviri sanatı” üzerine kaleme aldığı, “özgün ve derinlikli bir deneme” olarak addedilen derlemesidir.
Kırk dört anahtar sözcük altında/ etrafında topladığı bu denemelerinde Manguel çeviri, çevirmen, yazar, okur konjonktüründen çeviriyle ilgili temel tartışmalara, önyargılara, olası, olması ve olmaması gerekenlere edebiyat tarihinden renkli anekdotlar ve kendi çeviri deneyimleriyle ışık tutuyor.
Göndermeler ve atıflarla dolu bu denemeler Manguel’in ustalıklı zekâsı ile bambaşka bir forma bürünüyor.
Özgün metinle çeviri metin arasındaki ilişkiden başlayarak çevirmen figürüne, çevirinin kültürlerarası rolüne değinen yazar bir taraftan da alegorisiyle hayatın birçok yönünü açıklayan bir anahtara dönüştürüyor.
Alberto ManguelDokumanın Arka Yüzü
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı #felaketzedelerevi .
Kırk yıllık Küba sürgün edebiyatının eşsiz bir örneği demiş #martinez , az bile demiş..
Bilindiği üzere #İlyada Destanı, Truva Savaşını anlatır.
Yazar yüzyıllar önce yazılmış #Homeros’un İlyada’sını revize etmiş. Hiçbir sahneyi bütünüyle yok etmeden ama sık rastlanan yinelemeleri ve tanrıların boy gösterdiği her sahneyi çıkararak yapmış bunu.
Eski çağların bu dev destanının, tanrıların olaylara yön vermek için sık sık söze karıştıkları bölümleri çıkarıldığında, okuyucu son derece laik bir yapıyla yüz yüze geliyor. Öykü insancıl bir niteliğe bürünüyor ve destanın kahramanları “yazgılarıyla baş başa kalıyorlar.”
Baricco'nun müdahaleleriyle, İlyada destanı çağdaş bir romana dönüşüyor. Tıpkı #GyörgyLukacs'ın dediği gibi: “Roman, tanrıların terk ettiği dünyanın destanıdır.”
Mavinin büyüsünü, ona yakışır büyülü bir destanla tamamladığım için mutluyum.
Tabii ki de öneri listemde… Alessandro BariccoHomeros, İlyada
Homeros, İlyadaAlessandro Baricco · Can Yayınları · 2006202 okunma
Bir vakit gündelik hayatın büyük bir parçasını oluşturan artık miadı dolmuş bir haberleşme biçimi, mektup.
Gerek yazan kişinin dünyasını gerek kaleme alındığı dönemin ruhunu aktarması yönünden edebiyat tarihinin başlıca kaynakları arasında yer alır mektuplar. Ne var ki onları okurken hem merakın bezmine kapılırız hem kişisel mahremin cezbine…
Üç tür mektup yazarı vardır der #andremaurois “Mektubu fikirlerini açıklamak için kullananlar, anlatacak çok az şeyleri olmakla birlikte tekdüze bir hayatın en ufak ayrıntısını bile harikulade bir şekilde ele alınmasını, herhangi bir olayı alıp saygın bir biçimde süslemesini bilenler; ve nihayet, başka türlüsünü yapamadıkları için yazanlar, benliklerini bütünüyle kanlı canlı biçimde yazışmalarına katanlar.”
Başta edebiyatseverler olmak üzere kültür tarihi ile ilgilenenlerin ilgiyle okuyacağı bu kitap, hiç düşünmeksizin az önce bahsettiğim sonuncu kategoriye dahil edilebilir.
“ Seni sevmeyi dünyanın en güzel şiiri yapacağım,” diyen Edip Cansever‘in Alev Ebuzziya’ya yazdığı 123 mektup….
Altmış dört yıl önce kaleme alınmış ilk mektup âşıkane bir dostluğun dolambaçlı güzergahını gözler önüne serer.
20. yüzyılın biri modern seramik alanında dünya çapında öncü bir rol oynayan,
diğeri Türk şiirinin son büyük atılımında başı çeken iki sanatçısını birbirine bağlıyor bu mektuplar.
İki Satır İki Satırdır, yaşam, ben’lik, bencillik, bağlılık, bağımlılık, bağımsızlık ve bilinçaltı esrimeleriyle şairin tavan arasındaki asma bahçe… İki Satır, İki SatırdırEdip Cansever
İfritLeigh Bardugo
2024 Goodreads Okur Ödülleri En İyi Fantezi Romanı Finalisti “İfrit” ile selamlıyorum sizi.
Orijinal adı “The Familiar” olan eser ünlü fantastik kurgu yazarı Leigh Bardugo'nun tahtının neden bu kadar sağlam olduğunun kanıtıdır bence.
İspanya'da Madrid Engizisyonu'nun gölgesinde hayatta kalmaya çalışan bir hizmetçinin tehlikeli güç oyunlarını konu alıyor.
Yetenek, bir ceza mıdır yoksa ödül müdür sorusunun cevabıdır bir bakıma da …
Kralın gözdesi olabilmek için yarışılan kanlı ve entrika dolu bir güç oyununun ortasında kendini bulan karakterin hayatta kalabilmek adına ölümsüz bir varlık olan Santángel ile ittifak kurmak zorunda kalışını okuruz, görünürde.
Saray ihtişamı, acımasız ve adaletsiz engizisyon korkusu ve inanç baskısı kusursuz bir tarihi arka planla ve gotik bir atmosfere harmanlanmış.
Karakter psikolojisi, güç, inanç, iktidar, özgürlük ve sahtekârlık gibi kavramlar üzerinden karanlık bir anlatımla sunulmuş.
Şayet Grishaverse evreni veya Ninth House tarzı #darkfantesy okumayı seviyorsanız, İfrit inanıyorum ki çok iyi bir seçenek olacaktır.