Gücümün yetmediği ama ısrarla okuduğum bir eser. Baroja ‘nın bir yazar ve insan olarak tarzı , Ressam Caneja’nın sanatındaki tutarlılık ve değiştirmediği tavrı , baskıcı rejime karşı duruşunu okura öyle anlatıyor ki hissediyor ve aynı zamanda yaşıyorsunuz.
Eloy’un Madrid’i kent tasviri ile birlikte genel bir durum , kentin atmosferi ile karakterin kişiliğinin kesişmesi; Kafka’nın Prag’ı ile doğrusal bağlantısı üzerinden anlatımı ve Madrid’in gölgeli hali.. Franco İspanya’sı bile olsa nefesi yetenlerin , ayakta durabilenlerin öyküsü şehirle özleşerek anlatıyı şölene çeviriyor …
Santos’un andacı ;yaşamı, hayatının dönüm noktası ve çok merak ettiğim kitabı Sessizlik zamanı ile hafızama kazınıyor ( hemen sepete ekledim)
Belki bir gün hakkını vererek tekrar okurum…
Vesselam…
Işığın ve gölgenin efendisi Caravaggio ile kesişmiş yolun. Ve bu anlatıyı şölene çeviren tüm izleklerle… Sessizlik Zamanı ise “İspanyol edebiyatının Ulysses'i” olarak ifade edildiğinden, listemdeydi.
Gücümün yetmediği ama ısrarla okuduğum bir eser. Baroja ‘nın bir yazar ve insan olarak tarzı , Ressam Caneja’nın sanatındaki tutarlılık ve değiştirmediği tavrı , baskıcı rejime karşı duruşunu okura öyle anlatıyor ki hissediyor ve aynı zamanda yaşıyorsunuz.
Eloy’un Madrid’i kent tasviri ile birlikte genel bir durum , kentin atmosferi ile karakterin kişiliğinin kesişmesi; Kafka’nın Prag’ı ile doğrusal bağlantısı üzerinden anlatımı ve Madrid’in gölgeli hali.. Franco İspanya’sı bile olsa nefesi yetenlerin , ayakta durabilenlerin öyküsü şehirle özleşerek anlatıyı şölene çeviriyor …
Santos’un andacı ;yaşamı, hayatının dönüm noktası ve çok merak ettiğim kitabı Sessizlik zamanı ile hafızama kazınıyor ( hemen sepete ekledim)
Belki bir gün hakkını vererek tekrar okurum…
Vesselam…
Işığın ve gölgenin efendisi Caravaggio ile kesişmiş yolun. Ve bu anlatıyı şölene çeviren tüm izleklerle… Sessizlik Zamanı ise “İspanyol edebiyatının Ulysses'i” olarak ifade edildiğinden, listemdeydi.
Bir çocuğun anne babasını reddedebilmesinde anlaşılmayacak bir şey yok,ama anne babanın çocuğu reddetmesine,hem de böyle katı yüreklilikle reddetmesine nadiren rastlanır.
Görmem gerek!
Sonsuza dek sadece seninim!
İnanılmaz.
Güç , para , aşk , yaşlanma ve kendini kanıtlama çabası mı? Yoksa ?
Zaman lehine işlemezken küllerinden doğmaya çalışan Casonava! Eski bir aşkın peşinde gelip son kez kendini yaşamın son sahnesine atma mı?
Uzun monologlar ama öyle mıy mıy değil … yüksele yüksele giden bir anlatı… Hele o diyaloglardaki gerilim…
Son Sahne yöneten/oynatan Francesca…
Hele tek bir cümleden sayfalarca okurun canına okuyup elinden bıraktırmayan Parma Kontu!
Francesca öyle bir güç oyunu oynuyor ki , Casonova’nın üzerine kurduğu tüm planlarını öyle uyguluyor ki şaşırtıcı. Aynı zamanda Casonova’nın güçsüzlüğünü öyle yüzüne vuruyor ki ; intikam böyle alınırın dersi gibi. Ama öyle küçük düşürmek gibi değil geçmişte yaşadığının (Casanova’nın yaşattığının) dengesini kurmak.
Bağıra çağıra bir ayrılık mı yoksa sessizce bir kopuş mu?
Her şeyi kandırıp inandırabilirsiniz ama zamanı asla ! Zamanın sizin üzerinizde kurduğu hükümranlığa ancak doğru oyunlar kurarak ortak olup akışa katılabilirsin. Yoksa Casanova bile olsan fark etmez.
Muhakkak okumalısınız.