Meltem

Meltem
@Meltemkaya_
Lisans Mezunu
14 Mayıs
103 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Gerçekten Sen Mi Karar Verdin?
10/10
·256 syf.··
2022 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2022 03:31
Kitap öncelikle "Kişisel Gelişim(!) "adı altında 'En iyisi sensin, Hayatta neyi istersen onu çekersin, Enerjin yeter' gibi kabak tadı veren sözlerin savunucularının karşısında. Okumaya değer, 5 sayfalık not aldığımı söylemeden edemeyeceğim. Karar verme aşamasında bağımsız olduğumuzu sansak bile, hisseden beyin ile karar vermiş olabiliriz. Siyasi partimizin yolsuzluk davasını görmemize rağmen birisi bize karşı geldiğinde partimizi tutmamız daha güçlü olabilir (Bilişsel Çelişki). Yakın zamanda çıkan "Tinder Avcısı" adlı Netflix yapımında Acar beyin değindiği "Karşılıklık İlkesine" gözüm takıldı. Evet, ilk başta karşılıksız jetlere binmeler, lüks yiyecekler sonradan kadınların "Bu adama yardım etmeliyim" demelerine yol açmıştı, dolandırıcılar için enfes fırsat. Fiyat etiketlerindeki indirimler, ara fiyatta ürünler konulmasının tüketim kararlarımızı etkilediğini biliyoruz. Birçoğumuz büyük kararlar vermekten kaçtığımızı bilmiyordum, en basit örneğin Danimarka'da organ bağışının %4, Fransa'da %100 olma olayıydı. Uzaktan bakınca bütün olasılıkları bilmediğimiz için Fransa'nın vatandaşlarını iyi sanabiliriz ama hayır! Sadece organ bağışlamak istemiyorum seçeneğini işaretlemek için zamanları yoktu, ölünce de tüm organları bağışlanmaya hazırdı. Karar verirken günlük hayatımda dış faktörlerin bu kadar etkin olduğunu bilmiyordum (Dış faktörlerin oyunu yeğenim.) Sağlık ve Finans sektörüne olan güvenimi sarstı diyebiliriz bu kitap. Seçeneklerin bol olması aksine bize kolaylık hiç sağlamadı ama neyi seçersek seçelim %100 olumlu ya da olumsuz olmayacak. Eninde sonunda hissettiğimiz memnuniyet halimize geri döneceğiz. Eğer hayattan %65 oranında memnunsan bir trafik kazası geçirip uzvunu kaybettiğinde oran %40'a düşse bile 6-9 ay sonra bu oran tekrar %65 olacağı gözükür. Sevdiğimiz
İnsan ve Toplum
Akılsız Duyguların Cezasını Kararlar ÇekerAcar Baltaş · Remzi Kitabevi · 2021230 okunma
Reklam
Ya Korktuğumuz Şeyler Zaten Başımızdaysa? (Angst-1925)
Puan vermedi·92 syf.··
2022 1. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 01:48
Stefan Zwieg, bu eserini 1925 tarihinde yazmıştır, okuduğum beşinci eseri olmakla birlikte ne zaman okuma yaşamından günlük işler dolayısı ile uzaklaşsam sürekli bir geri dönüş, başlangıcım Zweig oluyor. Kitabı araştırırken Roberto Rossellini'nin 1954 yılında, Fear adlı filmle sinemaya uyarlandığını gördüm. Belki kitaptan sonra izlemek isteyebilirsiniz ama kitap da yeterli. Bir melodram bulunuyor içerisinde, saygın bir kadın aldatmasıyla mükemmel hayatını (!) kaybedeceği endişesine kapılır ve türlü utançlar içinde bulur kendini. Acaba bu kadar duygu trafiğine değer miydi? Başından beri korktuğu şey büyük müydü? Açıklamak en mantıklı seçim değil miydi? Aslında seçimlerimizi de neye göre yaptığımızı hep merak etmişimdir. Kitapta da görüyoruz ki, bir insan kendine acı çektiren bir seçimi de tabii olarak seçebiliyor. Kitap karakteri Irene'den beni en uzaklaştıran aldatmış olması değildi, yalan söylemeyi becerememesi ve tezcanlılığı beni kendinden uzaklaştırdı. Genel olarak kocasına bakılacak olursa baya zayıf bir karakter olarak kafamda canlandı.
Korku
KorkuStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019124,9bin okunma
Eşitlik ve Tüketimcilik dersi 101
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Fabl şeklinde olan distopik eserimizin eleştiri odağı, sosyalizmdir. Kapitalist sistemin, emek sömürüsü ve ucuz işci çalıştırma, tüketme ve para hırsının aynı şekilde sosyalizmin de içinde olduğunu ve eleştirdikleri sistemden farkları olmadığını bazı noktalarda daha berbat olduğunu söylemek istemiştir George Orwell. Açıkca Stalin eleştirilmiştir. Troçki ve Stalin arasındaki kavgadan bahsetmiştir aynı zamanda. Kitabı hem Türkçe can yayınları hem de İngilizce publications yayınlarından okudum, her seferinde ilgiyle okutan bir kitap ve bu tarz bir anlatım şeklini başka bir kitapta görmedim. Başka bir kapak dizaynını daha uygun bulurdum. Hayvanlar üstünden sistem yanlışlığını anlatan Orwell, revizyoncu hayvanların eşitliğin olduğu bir ahır istiyor ilk başta. Aralarında en akıllıların olduğu domuzlar, yönetici pozisyonunu alıyor fakat zamanla bulundukları pozisyonu kötüye kullanıyorlar. Daha önceki sistemde olan, insanlara özgü şeylere karşı gibi dursalar da zamanla içki içmek, iktidar kavgası yapmak, hayvan öldürmek, yumurta satmak, yatakta uyumak gibi çeşitli şeyleri yapmaya başlıyorlar. Tabii ki sadece domuzlar. Bu yüzden bazı hayvanlar diğer hayvanlara göre daha eşit bir durumda(!). Umutla başlayan eser, büyük bir hayal kırıklığı ve bitkinlik ile bitiyor. Hiçbir şey değişmiyor, her şey daha kötüye gidiyor. Başkaldırı bile bazen çözüm olamıyor. Moses'in hayvanların ölünce cennete gideceğini, her şeyin yolunun işten geçtiğini bahsetmesi de din insanlarına ve umut tüccarlarına büyük eleştiri olmuş, çok değinilmese de. Bu karakterin de eserde olması hoşuma gitti. İyi okumalar
Politika
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
Güzel Denemeydi Montaigne!
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2021 14:20
1571 yılında 38 yaşında çiftliğe çekilmesiyle başlayan "Denemeler" süreci, 1592 yılında yaşamının son anlarına kadar devam etmiştir. Montaigne, Katolik bir aileden doğması ve ailenin küçük yaşlarda halka mal etmesini eserinde doğal bir şekilde anlatıyor, Montaigne ailesine küsmek yerine onu halkla özdeşleştirdiği bir deneyim olarak ele almış. Şaşırdığım noktalardan biri bu oldu. 16. Yüzyıl Avrupası'nın skolastik düşüncesi yerine bilimi, akılı ve mantığı savunmuş olması kendisine daha çok çekti, yaşadığı ortamdan çok daha farklı düşünüyor ve hareket ediyor. Montaigne hakkında öğrendiğim bir gerçek şu ki, karısı kız çocuk doğrunca karısına küserek, başka bir odada yatmaya başlamış olması. Ne kadar dönemin hümanisti bile olsa satır aralarındaki kadınlara karşı düşünceleri hiç hoşuma gitmedi. Cinsellik hakkında görüşünübu şekilde açıklaması hoşuma gitti : "Cinsel eylem insanlara ne kötülük etti ki kimse utanmadan söz edemiyor ondan, ciddi ve edepli konuşmalarda yer verilmiyor ona? hiç çekinmeden öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da ona geldi mi kısıveriyoruz sesimizi. neden acaba?" (syf : 299) Dilin sadeliğini de savunur, sürekli sokak ağzı ile yüce şeylerden bahsetmenin öneminden bahseder. Bu yüzden kitabı okurken kafanız pek karışmıyor, anlatılmak istenen olduğu gibi sunulmuş. " Sözün akışını bozup güzel cümleler aramaktansa güzel cümleleri bozup sözümün akışına uydurmayı daha doğru bulurum" diyerek anlatımını da açıklamıştır. Bir seferlik okunup rafa kaldırılacak türden kitaplardan değil, arada hayatınızın akışına göre tekrardan notlarınıza bakmanız gerekecek kitaplardan. Kiminle konuştuysam onlar da sürekli geri dönmüş oluyordu. Eski dönemlerde yaşamış filozof ve şairlerin notları hem Türkçe hem Fransızca şekilde yazılmıştır (bazısını yermesi ve
Felsefe
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma
Kimler evlenmelidir?
8/10
·224 syf.··
2021 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2021 01:40
1. Kendi ayaklan üzerinde durup, kimseye muhtaç olma­dan yürümeye hazır olanlar. 2. Yürümek isteyenler. 3. Bilinçaltının kalıplarının çizdiği yolu değil, kendini gerçekleştirme yolunu öğrenmeye ve yürümeye hazır olanlar. 4. Yürümeyi sıfırdan yeni baştan öğrenmeye hazır olanlar. 5. Evrenin rehberliğine kendini tamamen bırakanlar. 6. Acelesi olmayanlar. 7. Bir yere varmayı bekleyip, oraya vanr varmaz tekrar kendi yoluna dönmeye niyetli olmayanlar. 8. Sürekli yolda yürümeyi, yaşam felsefesi olarak benim­semeye hazır olanlar.
Düşünce
Evlilik HipnozuBülent Uran · Pusula Yayınevi · 201913 okunma
Reklam