"Düzelmez oğlum," derdim, "düzelmez bu memleket, çok düşünen erken ölür, dünya unutana kalır. düşünme" Dinlemezdi. "Onlar topraktan öğrenip kitapsız bilenler baba," derdi...
"Çingeneler," dedi, "gene içine edecekler kilisemin!"
"Şşşt, duycaklar!"
Köy çocuklarının en sahici korkusuydu çingeneler. Ne zaman yaramazlık yapsalar, çingenelere verilmekle tehdit edilirlerdi anaları babaları tarafından.
Mezara doğru attığımız her adımda esrikliğimiz diniyordu. Kafamız açılıyordu. Söylemesi ayıp ama insanı avutan bir yer, ölülerine ağlayan tek ben değilim, diyorsun. Her mezarda bir hatıra, bir ruh, bir hikaye gömülü. Onları hatırlamak ve acısını çekmek de yaşayanlara kalıyor.