Ölmek üzere olan birinin göğsüne çalışır saat koymak bir töre gereğiydi. Tıkır tıkır çalışan saatin canlılığı ölüye de geçsin, onu uyandırsın diyeydi. Kişi ölmüş de olsa, saatin çalışıyor oluşu, ölümün bir şekilde ertelendiğine dair düşsel bir umut verirdi insanlara.