Eylem U.K.

Terkedilmiş kerpiç evlerin kokusunu bilir misiniz? İçinde insan varken, toprakla samanın kokusu gider, yerini eşyanın, insanın kokusu alır. Ama insansızlaşmış evler bir zaman sonra kendi kokusuna döner. Burun sızlatan bir kokudur o. Baktığınız her köşede çocukluğunuzu ararsınız. Kapılar gıcırdar mesela, evden sürekli çıtırtı sesleri gelir. Oysa içinde insan varken tüm sesler susar.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Göç
İşte kuşlar da ötmeye başladı. Mayıs kuşları... Siz de muhakkak dinleyin. Mayısın bir sabahında pencerenizi aralayıp, baharı cıvıldayan kuşları. Dinleyin. Üstünüzde bir yorgan olsun. Üşüyün. Üşüyerek dinleyin. Gelmiş baharı, gecikmiş yazları o zaman anlarsınız. Bu cıvıltılarla ruhunuz kanatlanacaktır, iddia ediyorum. Ruhunuz, karanlığın kaçıncı katında olursa olsun, kanatlanacaktır.
Sayfa 218·Kitabı okudu
6 Mayıs sabahı radyodaki soğuk ses, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'ndeki Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edildiğini duyurdu. Kara bir bulut gelip köyün üstüne çöktü. Kuşlar sustu. Çocuklar sustu. Bundan sonra onların adını çocuklar taşıyacak, duvarlara resimleri asılacak, ağıtlar yakılacak, köprülere, kerpiç damlara isimleri yazılacak ve "ölümsüzlük" kavramı, ölümün bütün acısını üzerinde taşısa da, isimlerinin yanlarına iliştirilecekti. Kuşaklar değişecek ve onlar oldukları yaşta kalacaklardı.
31 Mayıs 1971 günü dağ bitti... Civar köyler için Nurhaklar hesap sorulası, kanlı dağlardı artık. Yaşlı kadınlar ağıtlar yaktı, ağıtlar köyleri dolaşmaya başladı. Bu ağıtlar bir zaman sonra "anonim" diye kuşaktan kuşağa aktarılacaktı: "Nurhak Dağı Nurhak Dağı, kaderimin dert ortağı"; "Nurhak sana güneş doğmaz/Uçan kuşlar yuva kurmaz..."
Ve bir kadın beyaz, sakin, büyülü Göğsünde kanıyan bir zaman gülü Mahzun bakışlarla dinler derinde Olup olmamanın eşiklerinde. Ahmet Hamdi Tanpınar