Adı:
Eşik
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
370
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051851822
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Eşik
Eşik
“Öldü dirildi öldü dirildi öldü dirildi
öldü öldü öldü öldü. Kaç kez bilmiyor.
Bir gün, sonuncusunda, dirilmedi.
İşte bunu ummazdı.”
Gölgesinde ve Gözlerini Kaçırma romanlarıyla edebiyattaki ilerleyişini emin adımlarla sürdüren Irmak Zileli’nin, Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan ilk yapıtı Eşik, 12 Eylül 1980’den iki yıl önce doğan Eylül’ün dünyaya geliş, dünyada oluş ve “var oluş” hikâyesini anlatıyor. Devrimci ve Partili ailesi, iki yıl sonrasını öngörebilseydi, hayatlarında birçok şey daha farklı olurdu. En başta adı…

Eylül, siyasi kimlikleriyle ön saf larda yer alan ailesinin en küçük bireyi olarak ideolojik çatışmalar arasında büyümekte; diğer yandan, yıkılan bir yuvanın enkazı altında kendi yolunu bularak ilerlemeye çalışmaktadır. Eşik’te Eylül’ün gölgesinde, evin kapısından çıkanlar ve bir daha dönmeyenler, siyasetteki eşikler, büyüme eşikleri, karar anları, dayatmalar ve itirazlar, söylenmek istenip de o eşik atlanamadığı için– bir türlü söylenemeyenler; Türkiye’nin 80’lerde ve sonrasında beklediği o eşik var.
370 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
2012 Yunus Nadi ödülü almış olan Eşik harika bir eser,nitelikli bir eser... Objektif kaleme alınması ise en hoşuma giden kısmıydı. Siyasi çatışmalar içinde büyüyen kız çocuğu Eylül'ün öyküsünün anlatıldığı kurgu, aslında bir devrin panoraması. Türk solunun çıkmazları, entelektüel bir kalemin elinden çıkınca yaşanmışlıklar daha bir anlam kazanmış oluyor.
Irmak Zileli'nin otobiyografik malzeme kullandığını kitabı bitirince öğrendim. Babası Gün Zileli ve dayısı Doğu Perinçek’le ilişkisi üzerinden kurgulanmış bir romanmış, belki de bunlara tanıklık ettiği için Eylül karakteri ilmek ilmek işlenmiş ve muazzam anlatılmış.
Kitabın aşağı yukarı yarısına kadar bir 12 Eylül romanı diye okuyorsun ama esas bundan sonra başlıyor kurgu. Devrimci ailenin çocuğu olan Eylül'ün iç sesine dönüşüyor kurgu. Baskın bir dayı ve baba arasında kalan ve kendini bulmaya çalışan Eylül'ün travmaları veya yaşadıkları baba-kız ilişkisi üzerinden anlatılıyor.Anne ve babası arasında kalan Eylül kendini ringin ortasında kalmış amatör bir boksör gibi hisseder. Her köşeden yumruk yiyor ve bunları kaldıracak kadar güçlü değil.
"Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum.
Bir kere değil defalarca öldü. Bir öldü bir dirildi. Bir daha öldü. Yine dirildi. Yine öldü. Bir kez daha, bir kez daha. Sayısını unuttu. Babamdan ummazdım bunu kör oldum. " s. 13
Defalarca babası Hasan'ın ölümüne nasıl tanıklık ediyor, bir insan kaç kere ölür ki... Okuyun o zaman. Bir çocucuğun gözünden okuyun hem de...
Annesi Ayşe ve babası Hasan arasında da kalan Eylül kendini ringin ortasında kalmış amatör bir boksör gibi hisseder. Her köşeden yumruk yiyor ve bunları kaldıracak kadar güçlü değil. En son yediği darbeler ise onu daha da zor durumda bırakır. Çok şey söylemek istiyorum lakin kitabı okumanızı engellemekten imtina ediyorum. Lütfen listelerinize alın bu cesur kalemi...
325 syf.
·7 günde·Puan vermedi
80'li ve 90'lı  yıllara ilişkin çok şey anlatıyor.O yıllarda çekilen toplumsal, siyasi içerikli film tadı var.Duygusal anlamda beni bir oraya bir buraya fırlattı.Eylül'ün dramı okunmayı hak ediyor.Okuyun...
325 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Boyle su gibi, duru, anlamli, dolu dolu , sıkı , saglam ve yurekli yazan bir kadin Irmak Zileli! Iki kitabi da birbirinden guzel ve anlamli. Insanin icine isleyen ve ayni zamanda da acimasiz bir uslup...
325 syf.
·18 günde·5/10 puan
Yazı karakteri çok küçük olduğu için zor okunurken, kişilerin hayatlarına dair çok fazla anı ve detay paylaşması konuyu çok yavaş ilerletiyor. Yan karakterlerin fazla olmaması ve sadece ana karakterlerin hayatı üzerine kurulu bir roman olduğu için konu yavaş ve detaylar ile ilerliyor. Ama bir ebeveynin tutarsızlıkları kendi bencillikleri ve yanlışlarını görmeden küçücük bir kız çocuğu üzerinde kurduğu sağlıksız otorite, hor görme, memnuniyetsizlik sonucu ; mutsuz kendisini beğendirme çabası içine girmiş çocuklar yetiştirdiklerini gayet iyi gösteriyor.
İltica etmek ise hukuki terim gibi duruyor. Anlamından uzak işin iç yüzünü vermiyor. Bir prosedür yalnızca. Ama sığınmak öyle mi ? Bir yabancı ülkenin devletine sığınma talebinde bulunmak alçaltıcı bir şey. İnsanda eziklik duygusu yaratıyor olmalı. Sığıntı olmanın ezikliği
Ve bir kadın beyaz, sakin, büyülü
Göğsünde kanıyan bir zaman gülü
Mahzun bakışlarla dinler derinde
Olup olmamanın eşiklerinde.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Engels’in dediği gibi, aile dediğimiz şey aslında bir mülkiyet meselesi. Mülk edinmeye karşıysak, en başta birbirimiz üzerindeki bu sahiplik rolünü kaldırmalıyız ortadan.
İçinden babasına, yalnız ona yazmak geliyor. Yazmak mı dedi? İçinden yazmak hiç gelmiyor. İçinden sesini duymak geliyor. Sesini duymak mı ? İçinden sesini duymak da gelmiyor, ona dokunmak geliyor. Dokunmak da yetmez... sarılmak. Uzun süre. Bırakmanacasına. Korkuturcasına. Hep öyle kalacakmış gibi. Hiçbir şey söylemeden.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eşik
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
370
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051851822
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Eşik
Eşik
“Öldü dirildi öldü dirildi öldü dirildi
öldü öldü öldü öldü. Kaç kez bilmiyor.
Bir gün, sonuncusunda, dirilmedi.
İşte bunu ummazdı.”
Gölgesinde ve Gözlerini Kaçırma romanlarıyla edebiyattaki ilerleyişini emin adımlarla sürdüren Irmak Zileli’nin, Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan ilk yapıtı Eşik, 12 Eylül 1980’den iki yıl önce doğan Eylül’ün dünyaya geliş, dünyada oluş ve “var oluş” hikâyesini anlatıyor. Devrimci ve Partili ailesi, iki yıl sonrasını öngörebilseydi, hayatlarında birçok şey daha farklı olurdu. En başta adı…

Eylül, siyasi kimlikleriyle ön saf larda yer alan ailesinin en küçük bireyi olarak ideolojik çatışmalar arasında büyümekte; diğer yandan, yıkılan bir yuvanın enkazı altında kendi yolunu bularak ilerlemeye çalışmaktadır. Eşik’te Eylül’ün gölgesinde, evin kapısından çıkanlar ve bir daha dönmeyenler, siyasetteki eşikler, büyüme eşikleri, karar anları, dayatmalar ve itirazlar, söylenmek istenip de o eşik atlanamadığı için– bir türlü söylenemeyenler; Türkiye’nin 80’lerde ve sonrasında beklediği o eşik var.

Kitabı okuyanlar 43 okur

  • Ayla Keleş
  • Murat Bölükbaş
  • Melike Nur
  • Arzu Polatkan
  • Aybike Cansu
  • DuruB

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.7 (1)
9
%3.7 (1)
8
%3.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%11.1 (3)