“Nietzsche’nin, o kaçığının hakikatten şüphesini ifade eden kaçık laflarından biri aklına geldi. Kim bilir, belki de haklıydı. Belkide hiç bir şeyde hakikat yoktur, hakikatin kendisinde bile; hakikat diye bir şey yoktu.”
“İnsanin bir sey hakkindaki nihai bilgiyi asla elde edemeyecegini; güzelligin gizeminin hayatin gizeminden hiç de az olmadığını, hatta güzelligin telleriyle hayatin iplerinin
birlikte dokundugunu; kendisinin de güneş ışığı , yildiztozu ve harikalardan olusan o akil sır ermez dokunun küçücük bir parçasindan başka bir sey olmadigini sevgili Spencer sayesinde gayet iyi biliyordu.”