Bir Garip Köy Öğretmeni

Bir Garip Köy Öğretmeni
@MemedHan67
Gidelim. Karıncaların evi olur, çoban püsküllerinin iğnesi, yılan otlarının gölgesi, şimşir ağaçlarının uykusu, kozalakların şarkısı, şehirlerin gökyüzü, yaprakların gözyaşı, kehribarın masalı, sincapların telaşı, çamların iç sesi, arıların gökkuşağı, ağaç köklerinin sırrı... bir kertenkele, birkaç yılan, cerenler, kartallar, kaplumbağalar...cümle börtü böcek, cümle taşlar, cümle rüzgâr, cümle yalnızlık, cümle sular, cümle uzaklar, cümle kokular... Gidelim. Yaşamanın cevherine. İnsanın olmadığı zamanlara. Dünyanın ötesine. Tanrının varoluşuna. Sadece sese. Kokuya. Renge. Dilin bizden söz almadığı yere. Anlamın yıkıcı olmadığı. Anlamın olmadığı yere. İyi yok. Kötü yok. Güzellik değil. Çirkinlik değil. Bulut günah olur mu? Taş sevap olur mu? Çiçek ayıp olur mu?
Sayfa 22·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Gidelim, dedi. Evden bunaldım. Sokağın hatırasından. Eşiklerin kokusundan. Susan kadınlardan. Erkeklerin yüzlerindeki kuraklıktan. Çocukların yere düşen gözlerinden bunaldım. Pencerelerin önündeki zamandan... Bir araba durdu. İnen oldu ya da olmadı. Bilmiyorum. Bir başkası hızla geçti. Evler öylece duruyor. Neden bir ben duyuyorum bu yalnızlığı. İçeriyor dışarı arasındaki bıçağı. Eşyalar bir tek benim aklımda mı tozlanıyor. Mavi bazen cezadır deselerdi, yeşil bazen ceza, gökyüzünü indirirdim. İnsan yalan söyler deselerdi, anlamazdım. İnsan ölür deselerdi anlamazdım. Bir çocuğa ölümü sordun mu hiç? Bilmez. İyi ki. Büyüyemezdi yoksa. Ben ne zaman öğrendim bilmiyorum. Bunaldım. İnsanların yoksulluğu sevmesinden bunaldım. İnsanların kendi hayatlarını hapishaneye çevirmesinden bunaldım. Kedilerle serçeler arasına bir sarkaç kurdum. Kapı koluyla puhu kuşları arasına. Ekmekle onur arasına. Uykuyla yıldızlar arasına. Kimse iyileşmedi. Ben bunaldım. Kötülük biraz daha girdi evimize. Güneşler gitti, tarlalar gitti, yosunlu taşlar bile gitti. Kimse dönmedi. Ben bunaldım. Uzaklara bakmak çok acı... Sen bunalmadın mı?
Sayfa 20·Kitabı okudu
Puan vermedi·141 syf.·
22 günde okudu
·
2025 14. kitabı
Sabahattin Ali
7.8/10 · 69,7bin okunma
Tek derdimiz yaşamak! Ayrık otlarının ortasında yahut Canımızı acıtan tırtıklı bir duvarda...
Biz harabı tahripte bile üstadız, mamuru tahripte neyiz? Kıyas buyurun!
Sayfa 99·Kitabı okudu