Menma

Menma
Üzerimdeki yıldızlı gök ve içimdeki ahlâk yasası
Gagauzların çok ilginç bir başka özellikleri var. Gagauz halkı dünyada kendi toprağına ve bayrağına kan dökmeden kavuşan tek etnik topluluk. Sovyetler'in dağılma sürecinde Moldova'da ve Gagauzlar arasında milliyetçi hareketler başladı. Moldova sınırları içinde yaşayan 200 bin Gagauz ayrı bir cumhuriyet ilan etmek istiyordu. Bu istek kısa zamanda büyük gösterilere dönüştü. Ajanslar Gagauz haberlerini geçerken bir şeyin altını ısrarla çizdiler: Gagauzlar, Hristiyan bir Türk boyuydu. Önce karşılarında Moldova askerlerini buldular. Etrafları sarıldı. Gerginlik had safhaya vardı ve Rusya'nın müdahalesiyle sokaklar biraz duruldu. Takvimler 1991'i gösterdiğinde artık Moldova da bağımsız bir ülkeydi. Gagauzlar bağımsızlık taleplerini bir kez daha yinelediler ve Moldova devletine bağlı kalmak kaydıyla özerklik istediler. 23 Aralık 1994'te Moldova meclisi tarafından bu istekleri kabul edildi. Gagauz yeri artık bir özerk bölgeydi. Kendi toprakları, kiliseleri ve bayrakları vardı...
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Gagauzlar Uzak Asya'dan Balkanlar'a göç ettikleri söylenen bir Türk boyu. Yüzyıllarca kendilerine toprak bulmak için dünyanın dört bir yanına dağılmışlar. Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşarken Balkanlar'ın karışmasıyla kendilerini önce Bulgar sonra Romen sınırları içinde bulmuşlar. Derken Sovyetler Birliği yönetimi içinde yaşamaya başlamışlar ve 1990'larda Moldovya Cumhuriyeti içinde özerk bir yapıya kavuşmuşlar. Kısacası onlar yüzyıllarca sınırlar arasında bir yerlere sıkışıp kalarak yaşamış olanlar.
Belgrad
....aniden bağırmaya başladı. Çok esmer, ufak tefek, Arap gözlü bir hanımdı. Tercümana ne dediğini sordum. Bir müftünün yanına ne cesaretle kafamı örtmeden girdiğimi soruyormuş! "Ben laik Türkiye Cumhuriyeti'nden geliyorum. Orada konuşacağımız insana göre kafamızı ayarlamıyoruz. Ayrıca, misafire bağırması İslam'la bağdaşmıyor." dedim.
Üsküp (Makedonya)
Üsküp'te karşılaştığımız eski Kültür Bakanı Güner İsmail, bu toprakların hüznünü birkaç cümleyle şöyle özetliyordu: "Birisinin mezarını ziyaret edersiniz. Yetmiş, seksen, doksan yıl gibi normal bir insan ömrünü yaşayan birinin mezarına gidersiniz. Tek devlet, tek sistem içinde doğmuş ve aynı devlette vefat etmiş olana rastlayamazsınız!... Bakın ben sosyalist Yugoslavya'da doğdum, şimdi Makedonya'da yaşıyorum. Yarın yaşadığım ya da öldüğüm devlet ne olur, bilmiyorum!"

Menma

, bir kitabı yarım bıraktı
İhsan Oktay Anar
8.6/10 · 11,8bin okunma