mensuvana

İman nedir?
Ebu Razin el-Ukayli (raduyallahu anh)' den söyle rivayet edilmektedir: "Dedim ki: Ey Allah'in Resulu iman nedir? Rasulullah söyle cevap verdi: Allah'tan başka ilah olmadığına, tek olduğuna, ortağı olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmen, Allah ve Resulu'nu diger her şeyden daha çok sevmen, ateşte yanmanın senin için Allah'a ortak koşmaktan daha sevimli olması ve seninle arasında akrabalık bağı bulunmayan bir kişiyi ancak Allah için sevmendir. Bu hal üzere olduğunda, yaz gününde su sevgisinin susamış kimsenin kalbine girdiği gibi, iman sevgisi de senin kalbine girmiş demektir."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
SİYER İLMİNİN ÖNEMİ
Siret-i Nebi, Islâm âlimlerince Kitabullah'tan sonra ikinci ana kaynak olarak kabul edilen Sünnet' in önemli bir parçasi olup islâm'in en iyi sekilde anlasilmasi ve Hz. Peygamber' in (s.a.) yasantisindaki en güzel uygulamasinin ögrenilmesi için son derece mühim bir ilim daldir.
Sayfa 19 - Risale·Kitabı okuyor
Kalpleri pak, Dilleri sadıktır
Abdullah İbn Ömer'den rivayet olunduğuna göre, Rasûl-i Ekreme: "Ya Rasûlallah! İnsanların en faziletli olanı hangisi- dir?" diye sordu. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.): "Kalbi mahmum ve dili sadık olan herkes" buyurdu. "Dili sadık olmak nedir bili- yoruz, fakat kalbi mahmum olmak da nedir?" diye sordular. Rasûl-i Ekrem: "Takva sahibi ve pak olmasıdır. İçinde kötülük, azgınlık, kin ve haset olmamasıdır" buyurdu. 191 Sadıktır, hakkın hesabına kimseye yaltaklanmaz. Takva sahibidir; yaptığı bütün işlerde Allahı gözetir ve sadece Onun rızasını ister. Paktır, bütün kinlerden, zulüm, kin ve haset gibi dünyevi garezlerin hepsinden. Sadece Allah rızasını kazanmak için, kalpleri kuvvet- lendirmeye çalışır. İnsanlığı kurtarmak, insanları dünyanın bataklığından ve sahte ziynetinden çekip almak için, omuzla- rına yüklenen emanetin ağırlığını, tüm detaylarıyla hisseder
İslam
Kalbin iyileşmesi
Kişi kalbini öğüt ve nasihatlere karşı açtıktan Allaha tevbe ettikten, manaları anlayarak, huşû içerisinde olduktan, içinde hayâ duygusu geliştikten ve nefsini arındırarak Allah'a yaklaştıktan sonra, önünde bu davayı yaymak ve diğer insan- ların kalplerini arındırmaktan başka bir şey kalmıyor. Kişi- nin, kalpleri kuvvetlendirmeyi sevenlerden olmaya kendisini hazırlaması için, ihtiyaç hissedeceği ilk uyarı; cesaretli olması gerektiğidir. Cesaret "kalbin harareti, gazabı, kıyamı, dimdik duruşu ve sebatıdır, vücudun diğer azaları da onu bu şekilde gördükleri zaman ona yardımcı olurlar. Onun hizmetçileri ve askerleri olurlar. Nasıl ki, bir komutan geri döndüğü zaman, bütün askerler geri dönerse, kalbin diğer azalara göre konu- mu da böyledir. Kalp ne yaparsa diğer azalar da onu uygular
İslam
Huşu ve Anlayış
Tevbe ve istiğfarla kalp kötülük ve günahlardan arın- dıktan sonra güzel ve iyi manaların içerisinde yerleşmesine hazır bir hale gelir. Bu manaları anlayarak, huşu içerisinde dinlediği zaman onlarla bir etkileşim içerisine girer. Sadece dinlemekle kalmaz, bununda ötesine gider. Allah'ın azameti ve yüceliği anıldığı zaman içinde büyük depreşmeler husule gelir. "Et-Tefânis", "El-Miftah" ve "Edebu'l-Kâdi" eserlerinin müellifi İmam Ebi'l-Abbas İbnu'l-Kasım terceme-i hayatın- da şunlar zikrediliyor. "İmam Ebi'l-Abbas dini konularda konuştuğu vakit, kendisi bütün herkesten daha fazla huşu içerisinde olurdu. İmam Ebi'l-Abbas, bir gün Tartus'ta halka dini konular an- latarak, vaaz ediyordu. Allah'ın yüceliğinden azametinden ve melekutundan bahsederken kalbine bir korku girdi. Allah'ın gücünü ve kudretini anlatırken kapıldığı korkuyla düşüp ba- yıldı ve ruhunu teslim etti
İslam