NeSLi

Kendime Notlar (inceleme değil)
8/10
·183 syf.·
2023 35. kitabı
Hapishanelerle alakalı bakış açımı değiştirdin, bana yeni şeyler kattın. Göğsü daralıyor, dizleri kesiliyordu. Demek ki zindan, cımbız cımbız yolmuştu Arabın (renginden dolayı Arap derler) gençliğini. Ne de büyük ve genişti dünyadaki akar çavlar, yeşil yamaçlar güzeldi. Neden doldururlar öyleyse insanları mahpuslara ve herkes birbirini yer, bir hiç yüzünden? ” Suç yapanı çalıştırmalı” der Arap Kadir. “ Hem de buralarda, öküz gibi çalıştırmalı. Ne kazanıyorlar ki, bunca insanı yatırıp da? Yedir bedava tayını, çürüt bir sürü insanı! Mahpushane neymiş ki? Deyyus mektebi, kumar mektebi, ipnelik mektebi… Kuzu gibi gelenler, altı ay sonra, dalaşkan köpeklere dönüyor. Neden? bir umudu yok çünkü… Sonu gelmeyen günler, çarık gibi eskitiyor adamın gönlünü…”  Arap Kadir’i öldürmek için peşinde olanlar adaletsizliği bir kez daha gözler önüne seriyor. “İşte, hapse düşünce kar jandarmalara kaptıran Boyabatlı Topal Recep peşindeydi işte, karısının namusunu kurtarmak için kendi kardeşini öldüren, sonra da içerde ona buna aylardır karılık yapan Horzumlu peşindeydi. Kumarda kaybeden Çolak Muhtar, Aktaşlı Selahattin, yenice efeliğe özenen, bıçağın ucuna bedavadan biraz kan bulaştırmak isteyenler peşindeydi. Başgardiyan oluvermişti bir anda. Başgardiyan muavini görünürlerde yoktu. Kanunsuzluğun kol gezdiği bir zamanda, kanun adamları meydanda bulunmazdı.”
LinçKerim Korcan · Yalçın Yayınları · 198584 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendime Notlar (inceleme değil)
7/10
·148 syf.·
2023 34. kitabı
Çok güzel bilgiler vermiş Halikarnas ama sanırım ben anlayamadım benim için fazlasıyla karışıktı kişiler, olaylar, Tanrılar yine de ufak da olsa bana bişey kattın. Aşağıdaki paragraf da elimin altında durmalı. “Biz bu diyar’ın gerçek varisleriyiz, dedik. Ama, bu mirasımızı, şimdiye kadar dört bucağa pek mirasyedice saçtık…” diyen Halikarnas Balıkçısı, Anadolu uygarlığının, klasik uygarlığın da doğduğu yer olduğunu gözler önüne seriyor. Biz bir yandan batı kültürü benimsemeye kalkışırız. Batı ise klasik kültürünü benimser ve kendisini o asıldan bilir. Ama biz, vaktiyle Anadolu’da yaşamış olan atalarımızın yarattığı o kültürü yadırgar ve yabansarız. Dudaktan olarak batılılaşmaktan söz ederiz. Ne var ki, Anadolu’daki eski kültürün sözü geçtikçe, “Adam sen de! yunan kültürü!” diye omuz silker ve konuyu baştan savarız. Bunun nedeni, batının, kendisini sütbesüt klasik aslından, biz ise barbar aslından Asyatik sayması, bizim de batının bu kanısına içten içe katılmamızdır. Evet, bu noktayı ağzımızla inkar etmiyor, ama kalbimizle tasdik ediyoruz. Zaten böyle olmasa, batıyı taklit etmemize gerek kalmazdı. Bu duyguya bir tepki ve bu hale bir protesto olarak, her şeyin Türk olduğunu ispata, teselli kabilinden de, kazanmış olduğumuz eski zaferlerle övünmeye kalkışıyoruz.
Anadolu TanrılarıHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2005568 okunma
Anksiyete (=
En uygun hareket, bugünden düşünüp kendini üzmektense, her olayı meydana çıktığında bir çözüme bağlamaktı.
Sayfa 29
Kendime Notlar
8/10
·155 syf.·
2023 33. kitabı
Birçok Avrupalı varoluşçunun aksine, Frankl ne kötümserdir ne de din karşıtıdır. Tam aksine ıstırabın ve kötü güçlerin her yerde bulunduğunu netlikle görmüş bir yazar olarak insanın zorlukları aşma ve hakikati rehber edinme kapasitesine dair şaşırtıcı bir şekilde umutlu bir görüşü vardır. Kendi yazmış olduğu önsözündeki şu cümleler çok anlamlı; “Kendi hesabıma kitabımın çoksatan olmasını kendi başarım ve kazancım olmaktan çok çağımızın sefaleti olarak görüyorum: Yüz binlerce insan, adı hayatta anlam bulma arayışına ilişkin bir şeyler vadeden bir kitabı alıyorsa, bu sorunu saç diplerine kadar hissediyor demektir.” Başarıyı amaçlamayın; bunu ne kadar amaçlayıp hedef haline getirirseniz, elinizden o kadar kolay kaçırırsınız. Mutluluk gibi başarı da kovalanamaz: Kendisi ortaya çıkmalı ve bu sadece insanın kendisinden daha büyük bir davaya bağlanmasıyla veya insanın kendisi dışında bir insana tesliminin yan etkisi olarak gerçekleşebilir. Mutluluk kendiliğinden ortaya çıkmalıdır ve aynısı başarı için de geçerlidir; onu önemsemeyerek ortaya çıkmasına izin vermelisiniz. HAYATIN ANLAMI Bir doktorun bu soruyu genelgeçer ifadelerle cevaplayabileceğinden şüpheliyim çünkü hayatın anlamı insandan insana, günden güne ve hatta saatler içinde değişebilir. O yüzden de önemli olan genel olarak hayatın anlamı değil, insanın hayatının verildiği bir andaki özel anlamıdır. Bu soruyu genelgeçer bir şekilde cevaplamak, bir satranç şampiyonuna şunu sormaya benzer: “Söylesene usta, dünyadaki en iyi hamle nedir?” Bir oyundaki durumdan ve rakibin kişiliğinden bağımsız olarak belirlenebilecek en iyi hamle, hatta iyi hamle diye bir şey yoktur. Aynısı, insan varoluşu için de geçerlidir. Herkes hayatında tamamlanması gereken bir ödevi beraberinde getiren bir iş veya misyonla karşı karşıyadır.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Genel olarak “Araplaşmış Türkiye’de”..
Genel olarak kampta “kültürel bir ıssızlık” söz konusuydu. Bunun iki istisnası vardı: Siyaset ve din.
Sayfa 46