Düş Kefeni'ni okurken şöyle bir cümleye denk geldim. "Birinin sizi sevmesi güzel şeydi ama o kişinin sizi mutlu etmek istemesi daha güzeldi. Sevgi teraziye koyup ölçülemiyor, davranışlarla ölçülüyordu."
Ve kendim hakkında bir şeyi daha fark etim. Mutluluk hissini en doruğunda hissettiğim anlar hep en yakınlarımı mutlu edecek sürprizler hazırladığım zamanlarmış. Ben onları mutlu edince ruhum da mutlu oluyor, bir çocuk coşkusuyla dolup taşıyormuşum. Daha dün hatırladım; önce mutlu zamanlarımı, ardından da hiçbirinin hayatımda olmayışını. Bundan sonra ne mutlu ettiklerim hayatımda olacak, ne de bundan sonra mutlu etmek isteyeceklerim.
Çünkü birini yeniden mutluluğuyla mutlu olacağım kadar içime alacak güvene sahip değilim.