Geçmişten bana kalan tek şey acılarım şimdi
Yarattığım cehennemimde yanıyorum
Bir yeni sur daha ekledim bugün ruhumun duvarlarına
Kimseye güvenmiyorum,
Herkese öyle uzağım ki
Artık içimdeki sevgiyi hissedemiyorum
Kalbimin en içinden gelip beni saran o sıcak
his yok oldu
Daha bir duygusuzum, daha da soğuk
İnsanlardan igrenmeye başladım
Hiçbiri tanımaya değer değil gözümde
Hepsi birbirinin kopyası
Ve kalbimin en ortasına koyduğum insanlar,
Onlar yolunu bulup gitti.
Benim bahçeli sokaklarım bir bir soldu arkalarından.
Geriye acı bıraktılar, öfke ve çokça kırgınlık.
Kırdığım kadar kırıldım ve kırıldığım kadar kırdım herkesi.
Ama tek bir şeyi anladım
Kırdığım halde beni terk etmeyecek tek şeyin ailem olduğunu
Kendimi tanıyamıyorum şimdi
Kendime bile yabancıyım
Bir zamanlar sevdiğim yitip giden o insanların eseriyim
Kendimi bu hale getiren bensem, sebebi de onlar.
30.09.2020 / 22.34
“Suyun moleküler (kristal) düzeninin değişen frekanslara göre farklılaştığını gören Japon bilim adamı Dr. Masura Emoto zemzemin çan sesinde kristallerinin karardığını, Kuran-ı Kerim ve ezan sesinde ise parlaklaştığını, netleştiğini belirledi. İncelemede her bir kristalin, Kâbe-i Muazzama’ya benzeyen bir doku oluşturduğu tespit edildi.”