Meredith

Meredith
@MeredithElf
#65216351 #75778812 #69423259 Hiçbir mektup artık beni, ikna etmiyor hayata * There someone who needs you * ~∆~∆~∆~∆~∆~∆~∆~∆~∆~∆~∆~∆~
Düşüncelerimi dilek balonuyla saldım bu gece gökyüzüne, acılarımı da yüklemek isterdim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir mektubum kimsenin dilinin dönmediği...
Kendimi saklıyorum buraya siz bilemezsiniz. Yazdığım her kelime, kitaptan yaptığım her alıntıda kendimi saklıyorum ben. Ben kendimi anlayamazken siz beni hiç anlayamazsınız. Duvarlarım yok benim, olmadı hiçbir zaman. Değer verdiğim her insan bana dibi gösterdi diye onların yaptıklarının faturasını hayatıma yeni giren insanlara ödetmedim. Bir kez dibi gördüm, yeniden bir dost sevdim, bir kez daha dibi gördüm ve ben yine bir dost çalarsa kapımı hiç düşünmeden alacağım hayatıma. Ben böyleyim, kırmaktan korkmam kırılmaktan korkmadığım gibi. Siz bana ne yaparsanız yapın, ne kadar acı çektirirseniz çektirin ben hayatıma giren insanı sevmekten de, o insana güvenmekten de bir an olsun şüphe duymayacağım. Çünkü şunu çok iyi biliyorum; eğer bunca insanın arasında ben varsam, elbette benim gibi insanlar var. Ve ben kendim gibi olan insanları sırf siz bana acı çektirdiniz diye onları sizin gibi sanmayacağım . Ben herkesi kendim gibi görmeye devam edeceğim. Bin kez kuyunun dibini de görsem bin kez o kuyudan çıkmasını bileceğim. Ve bir şeyi paylaşmak istiyorum. Sizinle değil kendimle paylaşıyorum bunları ben kimlerin okuduğunu umursamadan. Bugün sınır kitabında fark ettim ki Beyza Alkoç'ta dibi görmekten ve bataklıkla örneklendirmiş yaşadığı o buhranı ve bunun hemen hemen benzer cümleler ile o bataklığımı ve gördüğüm,düştüğüm o dibi bende yazmıştım. Ve bir kez daha fark ettim Beyza Alkoç ile ufakta olsa düşünce benzerliğimizin olduğunu, belki de tamamen tesadüftür bu bilemem. Bildiğim tek bir şey var; belki bir Beyza Alkoç değilim ama en az onun kadar içimi sayfalara dökebiliyorum. Ve biliyorum, günün birinde elinizde benim kitabımı okuyacaksınız.
Edebiyat
Aşk bu, gerisi sadece bizden ibaret...
Aşk bu. Aşk dedikleri bu. Yıkmak ve yapmak. Daha fazlası değil, daha azı değil. Aşk ne beklenenden fazla ne düşünülenden az. Aşk var değil, aşk yok değil. Aşk mutlu etmez, aşk mutsuz da etmez. Aşk hep ortadadır.
Bir şeyler hep başlar, her şekilde başlar. Ama bildiğim bir şey var. Bir şeylerin bitişi, kabullenişle olur. Başladığımız her şey kabullenişle bitecek. Her başlangıcın bir sonu olacak. Gözlerinizi açın, sevebileceğiniz insanlar orada bir yerde sizi bekliyor. Bırakın en güçsüz hâlinizi görsünler. Sonra güçlenmenize yardım edecek insanlar onlar çünkü. Çünkü bizi özgürlüğümüzden alıkoyan hep bizden bir parçadır.
Ben ya biteceğim, ya başlayacağım. Sanki bakanlıktan gelen bir zarfla bildirildi bana artık bir karar vermem gerektiği. Nehir dediler, ya doğarsın ya ölürsün. Ya nefes alırsın ya nefes verirsin. Ya yazarsın ya silersin. Ya gidersin ya durursun. Ve ben kararımı verdim. Ben doğacağım. Ben nefes alacağım. Ben yazacağım. Ben gideceğim. Çünkü son birkaç saattir hayatım boyunca üzülmediğim kadar üzüldüm. Ve emin olun, üzülmek beni çok üzdü...