Oğuz Aktürk 'ün yaptığı bir inceleme/eleştiri yazısını okuduktan sonra, acaba biraz abartı mı diye düşünüp, yazarın kitaplardan birini okumaya başladım ama şu an kendimi, ben az önce ne okudum
Kitap çok güzeldi çok beğendim.
Duyguyu tam olarak hissettiren harika bir kitaptı.1 Günden az sürede bitti.
Nehir Ve Bora karakterleri harikaydi. Hikayede eleştirecek bir kısım bulamadım kendi açımdan. Olayların yavaş ilerlemesi yerine hızlı ilerlemesi benim daha çok hoşuma gitti. Şimdi farklı bir yayın evi tarafindan basılsa da ben Kitabın basımını, kokulu kitap olmasına ve kokusuna da bayıldım. Beyza Alkoç 'a böyle harika bir eseri okumamı sağladığı için teşekkür ederim.Emeğine,Yüreğine,kalemine Sağlık.
Hayatta herşey 'in yaşanabileceğini imkansız diye bir şey olmadığını anlatan harika bir kitap... Aynı zamanda çocukları hakkında kendi kafalarına göre karar veren babaların zaferi...
Beni Beyza Alkoçla tanıştıran kitap. Bu kitaptan sonra yazarın başka kitaplarını da okudum. Kitabın örgüsü baş karakter Nehir ve Boran'ın etrafında şekilleniyor Nehir geçirdiği trafik kazası sonucu engelli olan bir birey Bu kitaba engelli birinin yaşamından kesitler sunma yönünü katmış Dili akıcı, anlatımı sürükleyici Kitabın hissettirdikleri "Her şeye ve herkese rağmen" ve "Her şey insanlar için" SınırBeyza Alkoç
Kitabın konusu hayatının en güzel dönemleri olan 18 yaşlarındayken bir kaza sonucu tekerlekli sandalyeye mahkûm Nehir'in ve Magazin'in dilinden düşmeyen, ateşli gecelerin erkeği olan zengin, yakışıklı ve çapkın Bora Karahanlı'nın zorla birbirleriyle evlendirilmesini konu ediniyor. Nehir kaza sonrası ingiltere'ye kendini toparlamaya gitmesinden iki sene sonra İstanbul'a geri dönmüştür. Bora'nın babası Ahmet Karahanlı ise oğlunun her gün magazinde çıkan gece hayatından sıkılmış ve onun sorumluluk almak zorunda kalacak bir gelin adayı bulmakta kararlıdır. Bu sırada Nehir'in dedesinden kalma şirketleri büyük bir iflasa sürükleniyordur ve Ahmet Karahanlı bir çalışanı tarafından Nehir'in ve şirketin iflas durumunu öğrenince aradığı gelin adayını bulmuştur. Şirkete ortak olarak kurtaracak ve oğlu Bora Karahanlı'yı Nehir'le evlendirecektir. Gerisi ise Bora ve Nehir'in hikayesi. Sonu mutlu ya da mutsuz biter diye söylemeyeceğim. Okuyunca öğrenin sürpriz olsun.
Beyza alkoc @yakamozkitap "Zengin bir işadamının kızı olan Nehir geçirmiş olduğu trafik kazası yüzünden yürüme engeli olan çok genç bir kızdır.Yurtdışında gördüğü tedavide ise yapamayınca tekrar dönüş yapıyor ve kendini tamamen umutsuzluğun içinde buluyor.Ayrıca babasının son zamanlarda işlerinin kötü olduğunu ve batman üzere oldugunu da öğreniyor.Babası kızına kendilerini zor durumdan kurtaracak bir teklifte bulunuyor.Tabiki Bora Karahanlı ile evlenmesi... Bora Karahanlı çapkın ve sorumsuz bir adam ve buda babasını artık bunaltıyor.Her ikisi istemeden nikâh masasında buluyor kendilerini ve her ikiside babalarına çok kızıyorlar.Nikahtan sonra sözde balayı için yurtdışına çıkıyorlar.Boranın sorumsuzlukları devam ederken Nehirde ona meydan okumaya çalışıyor.Zamanla aralarında olaylar değişiyor ve kırılmalar başlıyor.Kıskanmaları tekrarlanan meydan okumaları ve farkında olmadan birbirlerine aşık olmaları bu süreçten sonra başlıyor. Tabi arada olan yanlış anlaşılma kırgınlıklar oluyor ama onlarında üstesinden geliyorlar." Çok detaylı yazmadan size okumanızı tavsiye ediyorum.
Şimdiye kadar okuduğum kitaplar içerisinde belki de okurken en çok sıkıldığım ve bir an önce bitsin diye emek sarf ettiğim bir eserdi. Ergenlik çağındaki bireylerin hoşuna giderek okuyabileceğini söyleyebilirim ama benim için "kelek karpuz gibiydi". Böyle düşünmemin nedenleri: Yaşanılan olayların ergenlere hitap eden tahmin edilirlik düzeyi diğeri de Türk örf ve adetlerine uymayan karı koca arasında yaşanılan olaylar ve ikili arasında geçen nahoş sohbetlerdi. Örneğin: "Senin yanında şu kişiyi düşündüm, bunu düşündüm." vb. gibi. Yapılan yorumlar kitap hakkında olup yazarı hakkında bir ön yargim söz konusu değildir elime geçtiği takdirde diğer kitaplarını da okuyup yorumlarda bulunabilirim.
Ağır kitaplardan sıkılıp klasik klişe bir kitap okumak için ideal aslında Beyza Alkoç'un kendini geliştirmiş bir kitabını okumak isterken ilk kitabını okumuşum aslında kitabın konusu daha güzel ifade edilebilirdi içeriğin o kadar kötü olduğunu düşünmüyorum fakat kızın çok muhtaç halleri biraz fazla ve sıkıcıydı muhtaçlık kısmını sayfalarca betimlemeyle anlatıyordu ve bu hafif fazlalığa kaçmıştı birde erkek karakterin intikam adı altında yaptıklarını kızın adam akıllı bir özür bile almadan affetmesi güzel değildi kaleminin geliştiğine inanıyorum konu seçimlerini güzel yapabiliyor farklı ve yeni çıkan daha gelişmiş bir kitabını daha okumayı düşünüyorum gün içinde bitirmek için ideal bir kitaptı.
Merhaba sevgili okurlar. Ben bu kitabı uzun zaman önce okudum. Böyle bayılarak okuduğum kitap olduğu söylenemez. Kitap bana göre fazlasıyla karmaşık. Adamın kıza ne zaman aşık olduğunu anlamadım bile. Kız kendi başına iyileşmek için başka bir ülkeye gitti. Adam yardım bile etmedi. Umurunda bile olmadı açıkçası. Yani Beyza Alkoç sevdiyim bir yazar ama bu kitabını sevemedim ben.
Şu sıralar çok yoğun olduğum için diğer kitabımla bunu paslaşarak okuyorum.Z kuşağının çok sevdiği bir Türk yazar.Özellikle kitap okumaya yeni başlayanlar için okuması kolay, yormayan; gençlik dizisi tadında bir roman :)
Beyza Alkoç 15 Şubat 1996 yılında İstanbul’un Fatih ilçesinde dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan beri farklı türde eserler vermeye başlamıştır. Edebiyata ve kurgu oluşturmaya daha okuma yazma bilmediği dönemden beri ilgi duymaya başlamıştır. İlkokul, ortaokul ve lise dönemi boyunca kendisini hep yazma deneyimleri ile geliştirmeye çalışmıştır. İngilizce Mütercim Tercümanlık okumuştur. İlk kitabı 2015 yılında yayınlanan Beyza Alkoç ülkede düzenlenen bir çok hikaye yarışmasında ödüller almıştır.