"Kendi düşüncelerimi başkalarına kabul ettirmeyi hayatım boyunca hiç düşünmedim. Düşündüklerimi açıklamak ve bunu anlaşılır kılmak benim için yeterliydi."
Yayımlandığı dönemi düşündüğümüz zaman (1900-19001) oldukça cüretkar bir roman. Gerçekleşmemiş bir aşk hikayesi ama yasak bir aşk. Roman üç ana karakter üzerinde yoğunlaşıyor ve özellikle aralarında aşk geçen iki karakterin ruhsal durumlarını derinlemesine inceliyor. Bu açıdan Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul ediliyor. Bende açıkçası psikolojik romanları çok severim. Yaşam çizgisi üzerinde başıma gelen benzer olayların başkaları tarafından nasıl yorumlandığını okumak ve bu evrende yalnız olmadığını hissetmek beni rahatlatıyor. Romanın konusu olan yasak aşk, yerküre üzerindeki tüm toplumlarda ayıplanan bir olay ve açıkçası okurken bile ister istemez rahatsız edici oluyor. Eyleme geçmese de gözler, hisler ve bazen kelimelere dökülen duygular var. Böyle bir kitabın mutlu sonla bitme ihtimali yoktu ve biraz travmatikte olsa kötü bir sonla bitti.