Baştan sona kadar ruhsal çözümlemelerin, tabiat tasvirleriyle birlikte yol aldığı nefis bir Stefan Zweig öyküsü. Diğer öykülerinde az yada çok bir olay örgüsü olurdu ve tabiki o olayın etrafında yoğunlaştırdığı psikolojik durum anlatısı ama bu tamamen isimsiz kahramanın psikolojik buhranının anlatıldığı bir öykü olmuş. Kısaydı ama yoğun bir tadı oldu.
Sıcaktan ve kuraklıktan çatlayıp kavrulmuş, bir damla suyun bahşedeceği serinletici canlılığa hasret kalmış doğa ile ruhsal olarak yoksunluk, yalnızlık ve sevgiye karşı dudakları çatlatan derecede susuzluk çeken bir adamın tatil için gittiği otelde gördüğü genç ve güzel bir kadına karşı beslediği yoğun tutkunun ruhunda açığa çıkardığı fırtınayı, kurak toprağın beklediği fırtınayla ilişkilendiren kısa ama etkileyici bir öykü.
Alıntılar :
"Gözlerini dikmiş karanlıkta bana bakıyordu.Bakışları karanlıktan daha karanlıktı.
.
"Bu yeni, karanlık ve büyülü hisse kendimi bıraktım, hissettiğim yalnızca gece ve geçmişten gelen bir bakıştı; bir kadın ve içinde kaybolmanın tatlı bir haz vereceği manzara vardı sadece."
.
"Hasta olan, dünyanın ateşini içinde hisseden bir tek ben vardım."
Friedrich Nietzsche kitabında bir çok konuya değinmiş, her şeyi eleştirmiş. Kavramları, meseleleri bambaşka bir perspektif ile ele almış, farkını ortaya koymuş. Dürüst olmak gerekirse çok zor bir kitap. Bazı kısımlarını tam olarak anladığımı iddia edemem. Bir önceki okuduğum kitabı da zordu ama anlamıştım. Bunda anlamadığım paragrafları defalarca okudum ama yine anlamadım. Bu yüzden uzun ve yorucu oldu, fakat müthiş bir zihin jimnastiği yapmış oldum. Tam anladım galiba diyorsunuz fakat paragrafın veya tümcenin sonu öyle bir yere bağlanıyor ki, idrakiniz dumur oluyor, öylece kalıyorsunuz.
Kitap deneme ve eleştiri türünde yazılmış, başlıca değinilen konular; Filozoflar, Tinsel algı, din, ahlak, kadınlar, stoacılık, yahudilik ve hristiyanlık diyebiliriz. Özellikle Nietzsche'nin yahudiler hakkındaki görüşleri ileride Hitlere referans olmuş ve özellikle Hitler bu kitabı çok beğenmiş. Kitapta yahudiler hakkında anti semitik ifadeler yok fakat yapılan tespitlerde geleceğin Avrupa'sın da yaşanması muhtemel bir kıyımın ayak sesleri öngörülüyor.
Kitabın özellikle ilk bölümü oldukça ağır bir dille yazılmış fakat sonraki bölümler daha anlaşılır ve deneme tarzının verdiği lezzetin duyumsandığı bölümler olarak sohbet tadında ilerliyor. Bakış açınızı farklılaştırmak, yoğun bir felsefi tat almak isteyenler için ideal.