Yalnızız...
Peyami Safa'nın müthiş anlatım becerisiyle, insan düşüncesinin ve davranışlarının psikolojik izahlarıyla, entelektüel birikimini her sayfasına boca edişiyle, felsefi ve metafizik yanıyla beni okuma hazzının doruklarına çıkaran bir başyapıttı. Okumak tespiti hafif kalır, kitap sizi içine çekiyor, yaşatıyor o ruh halini okura... Kitap baştan sona tek bir kavram üzerine bina edilmiş: Şüphe ! İnsanın içini kemiren, havsalasını felç eden, insanı farklı farklı ve muğlak düşünceler arasında çaresiz bırakan şüphe, ve bu şüphe okyanusunun içinde huzur limanını arayışın imgesel sonucu, bir cennet: Simeranya !
Farklı tabiatlardaki karakterlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde şüphe ve güvensizlik unsurunun bu derece güçlü anlatılabildiği daha kaç eser vardır acaba? Ruhun dışa vurumu kaç kitapta bu derece zirve yapabilir? Okuma serüvenimin henüz başındayım, henüz çok az kitap okudum, az yazar tanıdım, fakat bu kısa dilimde şunu anladım ki; kendi yazarlarımıza haksızlık ediyoruz. Peyami Safa dünya edebiyat aleminde parlayan bir yıldız olmalıydı, eserleri dünya'da en çok okunanlar listesine girmeliydi ama bakıyoruz ki, kendi ülkesinde bile hak ettiği ilgiyi görmemiş. Yapımcıların beyaz cama yansıttığı diziler olmasa kitaplarından bihaber olduğumuz bir değer. Stefan Zweig'ı çok severim, psikolojiye hakimiyetini eserlerine yansıtmasını biliyor ama şu okuduğum tek "Yalnızız" kitabı ile Safa, "psikolojik roman" alanında Zweig'ın fersah fersah önüne geçti diyebilirim. Bu iki harika yazarın kıyasını daha önce kendi kafamda yapmış; Türkiye'de Safa'yı, Zweig'ın yerine bu anlamda namzet göstermiştim. Hata etmişim, bilememişim, acele etmişim.
Kitabı çok dikkatli okumak lazım, karakterlerin takındığı tavrı, yapılan muhakemeleri özümsemek, idrakimiz deki tadı daha yoğun