Hayatımızda küçük ve büyük bir çok ödül almışlığımız var. Annemizin "aferimi" babamızın "çikolatası" ile sisteme giriş yaparız. Sosyal hayatta cezanın eşdeğeri ödülden yoksun bırakmadır. Bir insanı hapishaneye koyup yanlızlaştırmaktansa, onunla sosyal ilişkiyi kesip yanlızlaştırmak mümkün mü?
Kurumlar, dernekler, şirketler, toplumsal zümreler ve uluslararası kuruluşların silahı da budur. Kendi doğrularına uyanları "prestijli ödüller" ile ödüllendirip uymayanları yok saymak ve yanlızlaştırmayı hedeflerler. Şimdi burada şu soru sorulmalıdır " Ödülü alanları mı yoksa ödüllere layık olanları mı alkışlayacağız"