Bu kitapta yazarımız bir cinayet vakası üzerinden çağdaşlaşmanın Batı hayranlığıyla; kılık kıyafetle, yaşam biçimiyle alakası olduğuna inanan insanları ve bu insanların topluma etkilerine dikkat çekmiştir. Tabi ki sadece bu değil ama kabataslak bu şekilde ifade edebilirim.
Özellikle günümüzde de herkes hızlı yaşamakta,hızlı tüketmekte. Fark etmese de hayatını haz uğruna ve sadece eğlenmeye adamış insanımız maalesef gün geçtikçe artmakta. İnsanlar her şeye maddeci bir şekilde bakmakta ve insanın ruhunu besleyen maneviyatı kendi elleriyle katletmektedirler. Kitapta da bu DEĞİŞİM'e dikkat çekilmiş.
Bizler de bu yukarıda saydığım "hastalıkların" ne kadarının bize hâkim olduğunu, bunlarla ne derece mücadele ettiğimizi tartarak bir öz eleştiride bulunabiliriz.
Bence kitapta direkt anlaşılması kolay olmayan, derin mesajlar vermeyi amaçlayan, bazen okurun yorumuna bırakılmış yerler haylice var.Bir çırpıda okunmaması gereken ve üzerine kafa yorulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim :)
İnsanlar çatırdayan Avrupa medeniyetini görüyorlar. Bu yüzden başladıkları yarışın bir noktasında duracaklar. Mecburlar buna. Duracaklar, kendilerini yöneten, onları kötülüklere ve harbe sürükleyen Şeytan'a hayır diyecekler. İnsan hayatını, dünya hayatı içine hapseden kısır ve hayvanî düşünce yok olacak. İnsan ölümsüzlüğü, sonsuz hayatı teneffüs edecek.
...Ve inkâr asrımızın sık sık ardına sığındığı şeylerden biridir. Çünkü kolaydır inkâr. İnsanı bir sürü zahmetlerden kurtarır. Allah'ın varlığı, onun sonsuz gücü, ruhun ölümsüzlüğü, cennet, cehennem. Bütün bunların inkârı, tasdikinden ne kadar kolaydır. Yalnızca Allah'ı idrake çalışmak bile ne kadar zahmetler yükler insana. En azından rastladığımız şeylere çok dikkatle bakmayı ve düşünmeyi gerektirir. Oysa vaktiniz yoktur sizin. Belki Allah'ı idrak etmek de işinize gelmez. Çünkü O'na ilerlemek, bir yaradanın varlığını kabul sizi yaradılmışlık sınırları içine iter. Bu ağır gelir size. Çünkü siz hayatınızı süsleyen başarılarınızla bizzat yaradan olmak iddiasındasınızdır. Direnirsiniz. Duymamak için kulaklarınızı tıkar, görmemek için gözlerinizi uzaklarda bir noktaya dikersiniz...