İnsanın ilk uyacağı yasa, varlığını korumak; yapacağı ilk şey de, kendine borçlu olduğu özeni göstermektir. İnsan kendini bilecek çağa gelir gelmez, nefsini korumaya yarayan araçlara değer biçmede tek söz sahibi olduğu için, sonunda kendi kendisinin efendisi olur.
İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur. Falan kimse kendini başkalarının efendisi samr ama, böyle sanması, onlardan daha da köle olmasına engel değildir.
Kaliteli eğitim, gösterişli kampüslere bağlı olmak zorunda değil. Her yerdeki öğrencilerin, Bill Gates'in çocuklarıyla aynı dersleri görmesini engelleyen ekonomik bir neden yok.
Haddinden fazla sayıda zeki ve öğrenmek isteyen çocuk, kötü bir eğitim deneyimi geçiriyor; seçkin zengin okullarında olanlar kadar, imkanları yetersiz okullarda okuyanlar için de geçerli bu. Haddinden fazla çocuğun özgüveni sarsılıyor; "başarılı" öğrencilerin bile çoğu, pek fazla bir şey öğrenmeden iyi notlar aldıklarını itiraf ediyor. Çocuklar da, yetişkinler de sınıfta ya da işyerindeki can sıkıntısından, arka planda durmaksızın gürültü yapan aptallaştırılmış popüler kültürden dolayı meraklarını yitiriyor.
Bence tarihteki en önemli kırılma noktasının ilk dönemlerindeyiz hala: Bilgi Devrimi. Bu devrimde değişim o kadar hızlı ki, yaratıcılık ve analitik düşünce artık birer seçenek olmaktan çıktı : Bunlar lüks değil, hayatta kalmak için şart.