Kitap organizmayı en küçük yapı biriminden başlayarak ele alıyor ve hastalıklara bakış açımıza bı ışık tutuyor.Organizmalardaki hastalıkların kökeninde hücre fizyolojisindeki aksaklıkların neden olduğunu sade ve edebi bir dille hepimizin anlayabileceği şekilde cümlelere dökmüş. Genel olarak hücre,bağışıklık,kök hücre,gen,kanser konularına yoğunlaşmış.
Kanserin tedavisinin bulunamamış olması bana hep garip gelmiştir.Sonuçta kontrolsüz büyüyen hücre kümeleri yok edelirse sorun çözülemez miydi?Mukherjee sorunun düşündüğümüzden karmaşık olduğunu tedavinin tamamen bulunamamasinin zorluklarının neden kaynaklandığını ve ilerleme aşamalarını güzel ele almış.Sonuçta tek kurşunla yok edilecek düşman yok aynı alanda bile farklı stratejileri olan düşmanlar var.Tedavi protokolü de ona göre şekil almalı.
Kanser tedavisinin bugün geldiği aşamanın bir çok hastalıkta olduğu gibi büyük fedakarlık ve acılar üzerine kurulu olması çok kıymetli.Kitapta içimi en çok burkan kısım dönemin hemşirelerinin anlattığı "lösemi tedavisinde tümör için verilen radyasyonun hastalarda yan etki olarak bulantı kusmaya sebep olması ve bulantı önleyici ilaçların bulunmamasından ötürü hastaların yaşadıkları".Yan tarafta köpekler üzerinde deneyler yapılırken beton duvarlar arasında köpek havlamalarıyla ve kusmayla mücadele eden çocuklar...
Özetle mikroskobun bulunuşunu takiben hücrenin keşfi, organeller ,organlar vs ilerlemeler devam eder.Aslında genele baktığımızda günümüze ulaşan ilerlemelerde tek kişinin emeği var denemez.Her bilgi bir onceki bilginin üstüne katarak ilerlemiş.Kitabımız da bu ilerleyişi bizim için çok güzel derlemiş.Bilgiyi sadece aktarmakla kalmamış aynı zamanda hem hikayeleştirmesi hem de klinik deneyimleriyle harmanlaması kitaba ayrı bir lezzet katmış
Olumsuz yön olarak bağışıklık konusu