"Yıllarca Vahşi Kadın arketipinin mitsel hayatını taşıyan kadınlar sessizce ağladılar: “Neden bu kadar farklıyım? Neden böyle garip (ya da ilgisiz) bir aileye doğdum?” Hayatlarının nerede fışkırmasını istedilerse, birileri hiçbir şey büyümeyecek şekilde toprağı tuzlamak için oradaydı. Doğal arzularına gem vurmak için konan bütün yasaklar yüzünden işkence çektiler. Doğanın çocukları olanlar, çatılar altında saklandılar. Bilim insanı olanlara, anne olmaları söylendi. Anne olmak isteyenlere, tamamen kalıba uymalarının iyi olacağı söylendi. Bir şey icat etmek istediklerinde, pratik olmaları söylendi. Yaratmak istediklerinde, bir kadının ev işlerinin hiç bitmediği söylendi."
İlerleyin, didinip çabalayarak yol alın. Hemen kalemi elinize alın, sayfanın üstüne koyun ve sızlanmayı bırakın. Yazın. Fırçayı elinize alın ve değişmek için kendinize karşı acımasız olun ve resim yapın. Dansçılar, rahat elbiselerinizi giyin, saçlarınıza, belinize ya da bileklerinize kurdelelerinizi bağlayın ve vücudunuza buradan uzaklaşıp gitmesini söyleyin. Dans edin. Aktrisler, oyun yazarları, şairler, müzisyenler ya da başkaları. Genel olarak, sadece konuşmayı bırakın. Şarkıcı değilseniz, tek bir söz daha etmeyin. Kendinizi ister tavanı olan bir odaya, isterse gökyüzünün altında açık bir araziye kapatın. Sanatınızı yapın. Genelde bir şey hareket ediyorsa donmaz. Öyleyse hareket edin. Hareket etmeye devam edin.