Ama eğer bir ilişkide kendinden vazgeçmen gerekiyorsa, yani espri yapma şeklinden, arkadaşlarından, kıyafetlerinden, tutkularından, dolayısıyla da özgüveninden ve neşenden vazgeçtiysen, bilmen lazım ki bu artık bir bağlılık ilişkisi değil. Bu ilişki artık sadece bir bağımlılık ilişkisi. Ve bütün bağımlılıklar, sigara, alkol, uyuşturucu ya da insan, hepsi yavaş yavaş öldürüyor insanı.
Kendin olamadığında, asıl sen kendini sevemiyorsun. Ruhun ait olduğu bedenin içinde mutsuz oldukça bedenin bir hapishaneye dönüşüyor. Hangi mahkûm hapishanesini sever ki? O yüzden içinde yaşadığınız yere alışıp sevmekten, orada rahat etmekten başka çareniz yok.
Kurgusuna bayıldığım bir kitap oldu. Bir önceki kitabını da okumuştum. Her geçen gün kendini geliştirdiğini düşünüyorum. Umarım bizi kurgularından mahrum bırakmaz.