Bir kirlenmeden korumak için susarak yaşadığım her şeyin bir yenilgi olduğunu çok sonradan öğrendim. Benim, kıyısında bir saygıyla beklediğim olanak, başkalarının çiğneyip attığı bir sıradanlıktı.
At vuruldu; içim paramparça rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burda damla damla eriyip akıyorum
Yine de çiğnetemem kimseye gururumu
İstenmediğim yeri sessizce terk ederim
Hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim