Hiçbir ruh benimki kadar sevgi dolu ya da müşfik, benimki kadar nezaketle, duygudaşlıkla, şefkati ve sevgiyi ilgilendiren her şeyle bu kadar dolu değildir. Ama benimki kadar yüzüstü bırakılmış bir ruh da yoktur.
Hepimizin iki hayatı var:
Gerçek olanı, çocuklukta düşünü kurduğumuz,
Yetişkinlikte, pus perdesi üzerinde düşlemeye devam ettiğimiz hayat;
Sahtesi ise başkalarıyla paylaştığımız,
Pratik yaşam, yararlı yaşam,
Sonunda bir tabutun içinde biteni.
Geçici olan her şeyin kesin olabileceğini, insanların hepsinin günün birinde mutlu olabileceğini, toplumun kötülüklerine bir çözüm bulunabileceğini hayal etmek bile yetiyor beni delirtmeye.