Yazarın dili o kadar sıcaktı ki, her öyküsünde o sıcaklığı ve samimiyeti okurken hissediyorsunuz. ( Tabii bunda çevirmenimizin de büyük katkısı var.)
Her öyküsü farklı bir tatta. Mesela Burun öyküsünde burnunu kaybeden bir insanı ve o burunu arama öyküsünü anlatıyor. Palto öyküsünde ise durumu iyi olmayan bir memurun yemeyip içmeyip para biriktirip palto almasını ve ardından beklenmedik bir son ile bizleri duygulandırıyor yazarımız. Bir Delinin Anı Defterinde ise işini layıkıyla yapan bir memurun zamanla gelişen bazı olaylar neticesinde delirmesini; Petersburg öykülerinde ise çapkınlık, aşk gibi konuları var bu eserde yazarımızın. Kısacası ben çok sevdim ve sizlere de rahatlıkla öneriyorum