...Bir şiddet olayında sorunu şiddet uygulayanın psikolojisi meselesine indirgemek, şiddeti doğuran ortamı ve o ortamı yaratan sistemi görmemizi engeller.
Sürükleyici ve soluk açıcı bir tarih kitabı #k:494362. Yazarın aynı isimli uzun süredir varolan bir podcast'ı olduğunu biliyordum ama hiç dinleme fırsatın olmamıştı; meğerse varmış bir marifeti.
Kitap, bir kere, sunduğu farklı dönem ve medeniyetlerle çok eğlenceli bir okuma deneyimi sunuyor. Düşen medeniyetlere Sümerlerden başlıyoruz Paskalya adasında bitiriyoruz. İklim değişimleri, salgın hastalıklar, savaşlar ve istilalar gibi birçok sebep görüyoruz medeniyetlerin düşüşünde ve Paul M. M. Cooper buradan tek bir teori çıkarmaya çalışmıyor ki bunu takdir ettim.
Çünkü her dönemin, her medeniyetin farklı bir dinamiği var. Tarih belki sonuç olarak tekerrür edebiliyor ama süreç her dönem için değişken. Medeniyetlerin düşüşünün bazılarının önüne geçilebileceğini, bazılarının ise doğal ve dışarıdan kaynaklı olduğu için kaçınılmaz olduğu görünüyor. Fakat günün sonunda insanlık tarihi yok olma ve yenilenme tarihi ve ortak geçmişimizden ders çıkarmadıkça öyle de kalmaya devam edecek.
Kitabın birçok önemli noktaya parmak basmasının yanında, ben özellikle, kapitalizmin sebep olduğu kültürel ve psikolojik çöküntüye değinmesini çok değerli buldum. Klasik ekonomik eleştirileri bir yana bırakıp artan depresyon, yalnızlık ve tükenmişlik gibi sorumluluğu bireylerin üzerine yüklenen problemlerin aslında ne kadar da sistemin ve kapitalist gerçekliğin sonucu olduğunu ortaya koyması çok önemli.
Mark Fisher, filmlerden ve popüler kültürden örnekler vererek dikkatinizi tutmayı başarıyor. Bunun yanında bu örnekleri akademik bir düzleme taşımayı da başarabilmiş. Yer yer dili ağırlaşsa da kısalığıyla birlikte okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Böylece hapsedildiğimiz gerçekliği fark edip kafamızı açabiliriz.