"Sen Kuzey Muhafızı'sın. Onlara emir ver."
"Bir davet de aynı etkiyi yapar. Güç, nezaketle tatlandırıldığında çok lezzetli olur. Eğer bir gün hükmetmeyi umut ediyorsan, bunu öğrenmek gerek."
J. R. R. Tolkien'in oğlu tarafından, onun notlarını ve taslaklarını birleştirerek yayımladığı bir kitap var elimizde. Christopher Tolkien'in kendi de söylediği üzere, babasının notlarında Húrin'in Çocukları “...uzun bir pasajda hikâye, birbirleriyle bağlantısız müsveddeler ve konu taslakları hâlinde kalmıştır.” O da bunları arka arkaya sıralayarak, çok az ekleme yaparak yayımlanabilecek hâle getirmiştir. Dolayısıyla, okur olarak elimizdeki metnin Tolkien’in tamamlanmış bir romanı değil, oğlu tarafından derlenmiş bir metin olduğunu bilerek okumamız gerekiyor.
Fakat sorunlarımız da tam olarak burada başlıyor. Edebi bir eser olarak bitmiş bir ürünle karşı karşıya olmadığımızı okurken çok rahat hissedebiliyoruz. Atlamalar, bağlantı eksiklikleri, üslup sıkıntıları kitapta kendilerini gösteriyor. Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)’ni okumuş biri olarak, Tolkien’in edebi derinliğini bu kitapta göremediğimi söyleyebilirim. Tolkien’in diğer eserlerinde gördüğümüz içsel çatışma, dilsel zenginlik ve sembolik yoğunluk burada yerini daha yüzeysel bir anlatıma bırakıyor.
Tabii ki kitabın asıl farklılığı, mitolojik bir eser olması; bunda şüphe yok. O yüzden karakterlerimizin derinliği yok, motivasyonları eksik, çoğu zaman kimin kim olduğu belli değil. Fakat bu aşamada, bir mit olarak da beni etkilemediğini söylemem lazım. Çok özgün desen değil; şiirselliğiyle de öne çıktığını düşünmüyorum. Belki de J. R. R. Tolkien’in bu hikâyeyi yayımlamamasının bir sebebi varmış diye düşünmeye başladım. Taslakları kitap olarak okumak bana pek keyif vermedi.
Bizim meslekte, hiç kimse tekleyen bir aletle sorunu çözmeye çalışmaz; zamanın zalim elinin kirini temizlediğinizde, bir sonraki dokunuş elin kendisini değiştirecektir.