Mert

Mert
.
Balıkesir
15 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi·240 syf.··
2026 156. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 10:15
Sonsuzluğun Sonu", Isaac Asimov'un 1955 yılında yayımlanan bilimkurgu romanı. Kitap, zaman yolculuğu ve gerçeklik değişimleri üzerine yoğunlaşıyor. Roman, "Sonsuzluk" adında bir organizasyonun zaman yolculuğu yaparak geçmişi değiştirme ve insanlığın geleceğini kontrol etme çabalarını anlatıyor. Harlan, bu organizasyonda teknisyen olarak çalışan bir kişidir. Harlan, zaman çizgilerinde yaptığı değişikliklerle insanlığın geleceğini şekillendiriyor. Ancak, bir kadınla tanışması ve ona aşık olması sonrası olaylar iyice karmaşık bir hale geliyor. Zaman yolculuğu ve gerçeklik değişimleri üzerine kurulu kurgu, insanlığın geleceğini kontrol etme temasını işlerken, aşk hikayesiyle de insanı merkeze alıyor. Asimov'un karakterleri derinlemesine işleme şekli ve felsefi sorular sordurması, kitabı gerçekten çarpıcı yapıyor.
Sonsuzluğun SonuIsaac Asimov · Monokl · 20152,922 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·124 syf.··
2026 155. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 21:09
"Godot'yu Beklerken" bilinmezliğin ortasında umudun kaybolduğu bir sahnede, iki sıradan adamın (Vladimir ve Estragon) sonsuz bekleyişinin hikayesi. Bu bekleyiş bir direniş gibi belirsizlik içindeki zamana karşı... Beckett, okuru, varoluşun anlamsızlığına çekiyor, "Beklemek, umut etmek, bir sonuça varmak, nihayete erdirmek... " Uzadıkça uzuyor günler hiçliğin ortasında geçerken "yapacak hiçbir şey yokken" bekleyiş sürdükçe sürüyor. Ne Godot geliyor ne de herhangi bir şey. Belirsizlik, bilinmezlik hikayenin başından sonuna kadar sürüyor ama bir bitiş, bir geliş asla gerçekleşmiyor. Karanlık, komik, acılı ve gerçek. İnsanın en yalın hali sahnede. Godot kim? Belki de hiç önemli değil. Önemli olan, bekleyişin kendisi, umudun, anlamsızlığın içinde kayboluşu. Komik, rahatsız edici ve çok etkileyici. Soru şu: Siz kimi bekliyorsunuz?
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010bin okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2026 153. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 18:42
"Canistan" insanın canavarlaşmasının hikayesi. Yazar, okuru insanın içindeki canavar ile tanıştırıyor. Çok güçlü, çok rahatsız edici, ama aynı zamanda çok gerçekçi. Bu roman, insanın kendi içindeki karanlığı görmesi gerektiğini, ondan kaçmanın imkansız olduğunu haykırıyor. Okuduktan sonra, uzun süre içinizdeki olasılıklar denizinde kaybolacaksınız.
CanistanYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 20175,2bin okunma
"Bataklığa gömülür gibi batıyorum."
Puan vermedi·68 syf.··
2026 151. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 22:15
Bana göre Kızıl, Zweig’ın en "acımasız" eserlerinden biri. Okurken yazarın karakterine karşı hiç merhamet göstermediğini hissediyorsunuz. Karakterin yaşadığı toplumsal dışlanmışlık "beğenilmeme" veya "ait olamama" korkularını görüyoruz. Zweig, bir gencin hayallerinin nasıl yavaş yavaş çürüdüğünü anlatırken sizi de kitaba hapsediyor. Kitabın sonu, sadece bir hayatın değil, bir umudun da bitişi gibi hissettiriyor. (Çok beğendim)
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
10/10
·104 syf.··
2026 150. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 20:23
Albert Camus'nün "Düşüş" romanı, aslında bir tür itiraf, bir tür hesaplaşma. Jean-Baptiste Clamence, Paris'in ünlü avukatlarından biri, bir gün, bir köprüde dururken, arkasından gelen bir kadının suya düştüğünü duyar, ama yardım etmez(aslında edemez) Bu olay, Clamence'ın hayatını sorgulamasına, kendi "düşüş"ünü fark etmesine sebep olur. Camus, Clamence üzerinden, insanın kendi varoluşunu, sorumluluklarını, ahlakını sorguluyor. Roman, insanın kendiyle yüzleşmesinin, kendi "düşüş"ünü kabul etmesinin hikayesi. Çok etkileyici, okuduktan sonra insanın kendine bakmasına sebep oluyor. Düşüşün dayanılmaz hafifliği üzerine bir sone! Yani son perde...
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma